12 Mayıs 2020 Salı

Bir adet yeni e-postan var! Evet evet sen, biliyorum henüz fakülteye belki yeni girdin veya sınav senesinin ardından üniversite hayatının cazibesine kapılıp çok da verimli bir ilk sene geçiremedin. Hatta akademisyen, hakim, savcı veya avukat mı olmak istediğine dair en ufak bir fikrin bile yok. Belki de avukat olmaya karar verdin ama alanını seçemedin. Hangi aşamada olursan ol biraz sonra bahsedeceklerim hakkında bilinçli olman fark yaratma yolunda ilk adımın olacaktır.

Kimden: MUSTAFA MERT DİCLE
Tarih : 12 Mayıs 2020
Kime : Genç Hukukçu
Konu : FARK YARATMAK İSTEYEN HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE TAVSİYELER

MERHABA

Bir adet yeni e-postan var! Evet evet sen, biliyorum henüz fakülteye belki yeni girdin veya sınav senesinin ardından üniversite hayatının cazibesine kapılıp çok da verimli bir ilk sene geçiremedin. Hatta akademisyen, hakim, savcı veya avukat mı olmak istediğine dair en ufak bir fikrin bile yok. Belki de avukat olmaya karar verdin ama alanını seçemedin. Hangi aşamada olursan ol biraz sonra bahsedeceklerim hakkında bilinçli olman fark yaratma yolunda ilk adımın olacaktır. Daha sonraki adımlar bakımından da bu yazı serisini 3 ve 4. sınıfa geldiğinde takip edeceğin yol ile staj için izleyeceğin stratejiler ve en nihayetinde yasal staj senesi ile ruhsatı aldıktan sonra karşılaşacakların yönünden de devam ettirme düşüncesindeyim.

BOŞANMA DAVASI + YARIM EKMEK DÖNER 5 LİRA!

Adalet Bakanlığı’nın TBMM’ye gönderdiği rapora göre 1 Temmuz 2019 itibariyle önceki yıla kıyasla 79 baroya kayıtlı avukat sayısının 4 bin 400’ü İstanbul’da olmak üzere 29 bin 798 artış gösterdiğini biliyor muydun genç arkadaşım? Hatta muhtemelen senin mezuniyet sevinci yaşacağın veya yasal stajını tamamlayacağın sıralarda yani 2024’te, benim de mensubu olduğum İstanbul Barosu’nun şu anda başkanı olan Av. Mehmet Durakoğlu’nun ifade ettiği üzere Türkiye’de 220 bin civarı avukat olacağını. Peki, Av. Durakoğlu’nun “obez büyüme” olarak nitelendirdiği ve yargı reformu paketleriyle dahi kontrol altına alınması güç gözüken mesleki enflasyon karşısında sen nasıl fark yaratabilirsin? Özellikle belki de ileride çalışmanın hayalini kurduğun ancak bir elin parmağını geçmeyecek sayıdaki bürolara her yıl katlanarak binlerce başvurunun geldiğini düşünürsek, binlerce CV’nin içinden nasıl sıyrılıp da mülakata davet edilebilirsin ve davet edilmen halinde bu şansı en iyi ne şekilde değerlendirebilirsin biraz bunları konuşalım.

OLMAZSA OLMAZLAR

Meslekte fark yaratmak için gizli bir formül bulunmasa da her şeyden önce temelinin sağlam olması lazım arkadaşım. Temelden kasıt, hukuki bilgi birikimi ve donanımını gerektiği gibi yapmak. Sonrasında hukuk İngilizcesi ile güçlenmek ve akabinde de ders dışı aktivitelerinle fark yaratmak gerekli. Fakültede ilk seneyi çok iyi değerlendiremedim, ortalamam istediğim gibi değil dediğini duyar gibiyim. Gel seninle bir anlaşma yapalım. Geçmişi değiştiremezsin ancak bundan sonrası için günlük bir disiplinle çalışırsan gelebileceğin en iyi noktaya varabilirsin. Ayrıca burada amacın ezber yaparak dersleri en yüksek notlarla geçmek değil hukuki düşünme yeteneğini de geliştirecek şekilde konuların mantığını ve sistematiğini benimsemek olmalı. Aksi taktirde alacağın notlar sadece günü kurtarmanı sağlar ve girdiğin yerde çok fazla tutunma şansın olmaz.

Hukuk İngilizcesi’ne gelince, öncelikle şunu söyleyeyim, eğer çok iyi bir İngilizce geçmişin varsa elbette bu büyük bir avantaj, ancak hukuk İngilizcesi apayrı bir dünya. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (İÜHF) birinci sınıftayken, Ayça Akkayan Yıldırım hocamızdan Legal English ve ikinci sınıftayken de Basic Principles of the Contracts Law derslerini alma şansını yakalamıştım. Bu dersler sayesinde hem hukuki terminolojiyi öğrenmiş, hem Anglosakson Hukuku’na dair bir bakış açısına sahip olmuş, hem de müzakere teknikleri anlamında büyük gelişme kaydetmiştim. İşte tam olarak da bu dersler sayesinde Ayça Hoca’nın vizyonunu benimsemiş ve kendi dönemim içerisinde fark yaratmamı sağlayacak adımlar atma imkanını bulmuştum. Eğer fakültende benzer dersler varsa bu dersleri tercih etmeni ve üzerine kendin de emek koyarak iş hayatına sağlam bir şekilde girmeni öneririm. Tabii hepsinden önce çok kuvvetli bir genel İngilizce temelinin olması lazım. İkinci yabancı dil de avantajdır, ancak mükemmel bir İngilizce’ye ulaşmadan ikinci bir dil ile çok da vakit kaybetme derim.

Gelelim son ve asıl fark yaratabileceğin alana. Yukarıda bahsetmiştim, her yıl binlerce başvuru alan büroların önlerinde pek çok yüksek ortalamalı ve iyi düzeyde İngilizce bilgisini gösterir CV geliyor. Senin için de, bu asgari şartları sağladıktan sonra aradan sıyrılıp mülakata çağrılmak açısından belki de en kilit nokta ders dışı aktiviteler çerçevesinde neler yaptığın olacaktır. Bu kapsamda çeşitli kulüplere üyelik ile farazi mahkeme çalışma ve yarışmalarına katılım elbette önemli. Ancak fark yaratmak adına ilgili kulüplerin yönetimlerinde yer almayı veya ilgini çeken bir alanda kendi ekibini oluşturarak kendi kulubünü kurmayı da değerlendirebilirsin. İÜHF’de tahkim, arabuluculuk, uzlaşma ve dava üzerine faaliyetler göstermek amacıyla iyi bir ekiple birlikte kurarak iki sene kurucu başkanlığını yaptığım Dispute Resolution Club (DRC) bana iş hayatında da faydalanabildiğim pek çok beceri kattı. Sen de ilk etapta ilgini çeken alanları tespit edip bu alanlar üzerine çalışmalar yapabilirsin. Eğer senin yerinde olup fakülte sıralarında oturuyor olsam kesinlikle yapay zeka vb. alanlar üzerinde çalışır, kendimi bu yeni alanlarda geliştirmeye bakardım. Sonuç olarak, her zaman kafanda herkesin yaptığından farklı ne yapabilirim sorusu ile hareket etmelisin. Umarım bu yazı sende bilinç uyandırma yönünde bir ışık yakmış ve fark yaratma açısından ilk adımı atmanı sağlamıştır. Bol şans ve her daim yolun açık olsun arkadaşım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir