30 Haziran 2020 Salı

Hayatın koşulları uyarınca, özellikle pandeminin yaşamın temel dinamiklerini sorgulattığı dönemde, irtibat ve iletişimin en doğrudan yöntemini sosyal medya ve internet oluşturmuş durumda. Bu durum, sadece ders ve ikili ilişkilerde değil, meslek yaşamı, müvekkil-hasta-hizmet vb. pek çok sektörde kendini göstermekte. Diğer bir ifadeyle, değişimin ve yeniliklerin (innovasyon) bizatihi yaşamın kendisini oluşturduğu teknoloji çağında, kendi meslek içi dinamiklerini oluşturmuş ve nispeten katı bir alan olan hukukun da bundan kendini esirgemesi mümkün değil. Tüm bu sebeplerle, derinden saygı duyduğum ve pek sevdiğim Ayça Hocamın hukukçu adayları ile mesleğinin henüz başında olan öğrenci ve meslektaşlarına bu platform üzerinden sesleneceğini duymak beni çok heyecanlandırdı. Ben de kişisel deneyimlerimi yansıtan bir paylaşımla proje katkıda bulunmak istedim.

Kimden: ALPARSLAN ÖZALTUĞ
Tarih : 30 Haziran 2020
Kime : Genç Hukukçu
Konu : ALMANYA’DA HUKUK ALANINDA YÜKSEK LİSANS EĞİTİMİNE UZANAN YOLCULUĞUM

Hayatın koşulları uyarınca, özellikle pandeminin yaşamın temel dinamiklerini sorgulattığı dönemde, irtibat ve iletişimin en doğrudan yöntemini sosyal medya ve internet oluşturmuş durumda. Bu durum, sadece ders ve ikili ilişkilerde değil, meslek yaşamı, müvekkil-hasta-hizmet vb. pek çok sektörde kendini göstermekte. Diğer bir ifadeyle, değişimin ve yeniliklerin (innovasyon) bizatihi yaşamın kendisini oluşturduğu teknoloji çağında, kendi meslek içi dinamiklerini oluşturmuş ve nispeten katı bir alan olan hukukun da bundan kendini esirgemesi mümkün değil. Tüm bu sebeplerle, derinden saygı duyduğum ve pek sevdiğim Ayça Hocamın hukukçu adayları ile mesleğinin henüz başında olan öğrenci ve meslektaşlarına bu platform üzerinden sesleneceğini duymak beni çok heyecanlandırdı. Ben de kişisel deneyimlerimi yansıtan bir paylaşımla proje katkıda bulunmak istedim.

Mezuniyete Doğru...

Üniversiteye başladığım andan itibaren, bir hukukçunun mesleğini hakkıyla yerine getirebilmesi için özverili ve disiplinli çalışmasının olmazsa olmaz bir şart olduğunun bilincindeydim. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (İÜHF) sıralarında, sözünü ettiğim bu kişisel özveri ve çabanın yanında tecrübeli ve yetkin bir bilene danışmanın önemini de fark ettim. Zira işini iyi yapabilmek için o işin gereklerini bilmek ve ona uygun bir plan ve hazırlık yapmak gerekir. Yüksek ortalamanın önemli olduğunu, bununla beraber yabancı dil yetkinliğinin de aynı ağırlıkta önemli olduğunu ve ileride bu yetkinliğin sadece akademisyenlik alanında değil, uluslar ötesi bir düzene evrilen dünyada her bakımdan olmazsa olmaz şart olduğunu Ayça Hoca sayesinde idrak ettim. Bu doğrultuda, yabancı dil alanında yetkinleşmenin en sağlam adımlarını İÜHF’deki lisans dönemimde, Ayça Hocanın Hukuk İngilizcesi derslerinde attım. Elbette ki her öğrenci aynı şartlar altında eğitimini tamamlayarak hukuk fakültesine gelmiyor. Alt yapılarımız farklı olsa da hepimizin aynı hedefe yöneldiği bu dersler ve gönüllü çalışmalarda gerek kendi tecrübelerim ve gerekse arkadaşlarımın tecrübelerini düşündüğümde, dahası mezuniyet sonrasında girmiş olduğumuz mesleki yabancı dil sınavlarındaki başarılarımızı göz önünde bulundurduğumda, azim ve kararlılığın bu konuda sonuç verdiğini tereddüt etmeden söyleyebilirim. Dolayısıyla ister akademisyenlik, ister yargıçlık, ister avukatlık ya da hukukçuluk harici bir meslek yapmak isteyin, en az bir yabancı dili hakkını vererek öğrenip, mümkünse ikinciye de demir atın.

Akademisyenlik en baştan beri mesleki hedefimdi. Bu ilgim dolayısıyla bu alana yönelmek için gerekli alt yapıyı oluşturmak üzere neler yapılması gerektiğini araştırmaya başladım. İlk öğrendiğim, ders kitapları ile sınırlı kalmayıp akademik yayın takibi yapmanın çok önemli olduğuydu. İkinci sınıftayken ilk akademik yazma denememi kaleme almak üzere araştırmalarıma başlamıştım. Makalemin konusunu kürtaj hakkı olarak belirlemekle beraber, muhafazakar olarak niteleyebileceğim hukuk alanında böyle bir çalışma yapmak bakımından bir çekincem olmamıştı. Zira akademik anlamda kendimi doğru bir şekilde ifade edebildiğim bir alandı. Burada, erken sayılabilecek bir dönemde hangi alanda araştırma yapmak ve derinleşmek istediğinizi belirlemenin ve onun üzerine planlı olarak eğilmenin önemini ifade etmek istiyorum.

Cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet dilemmasının ilgimi çekmesi ve kendimce bu alana katkı yapma düşüncesi benim için bir kamçı vazifesi görmüştü. İlk tepkileri yakın çevremden, akabinde de daha geniş sosyal çevremden aldığımda, şaşkın olsam da bu alanda yaptığım araştırma, çalışma ve vardığım sonuçlar kadar beni mutlu eden pek az şey olmuştu. Ben tercihimi kendimi rahatça ifade edebildiğim bu alanda çalışmak yönünde kullandığım esnada, emek ve gayretlerini takdirle karşıladığım arkadaşlarımdan bazıları okulumuzu uluslararası dava yarışmalarında temsil ediyordu. Bir kısmı ise avukatlık mesleği için staj çalışmalarında bulunuyordu. Her tecrübe kendine has ve eşsizdir. Ne ben tercihimi ilgi duyduğum alanda araştırma yapıp makale yazmakta kullandığım için pişman oldum, ne de diğer arkadaşlarımın dava yarışmasında yahut stajda yer almalarından ötürü pişman olduklarını duydum. Hepimiz verdiğimiz emekler ile farklı ve değerli tecrübeler kazandık. Ben de bu doğrultuda size, geçmişi ya da yarınlar kaygısını bir kenara bırakıp, mesleki planlarınızı şimdiki zaman dilimine, kişiliğinize, yeteneklerinize ve ilgi alanlarınıza odaklanarak yapmanızı ve bu doğrultuda çalışmanızı öneririm.

Mezuniyet Sonrası...

Mezuniyet sonrasında staj döneminin zorlukları yaşamak, esasen mesleği icra etmenin kolay olmadığı ve avukatlık dünyasının akademi dünyasından farklı değişkenlerle hareket ettiğini görmek adına önemli bir deneyimdi. Bu dönemde, mesleki anlamdaki seçenekleri ve özellikle de meslekte uzmanlaşmak adına kişinin kendisine en uygun alanı belirlemesinin ve bu yönde ilerlemesinin önemini daha da iyi kavradım. İlgi ve bilgi paralel olduğunda mesleki verimin daha da arttığını gördüm. Bu sebeplerle, mesleki geleceği bir başkasının fikrine, yaptığına ya da popüler olana göre belirlemenin uygun olmadığını düşünüyorum. Nasıl ki arkadaşınızda görüp beğendiğiniz şık ve rahat bir ayakkabı ayak yapınızın farklı olmasından ötürü sizde aynı rahatlığı ve albeniyi oluşturmayacaksa, bu analojinin akademi ile avukatlık ayrımında ve ayrıca uzmanlaşma anlamında da önemli ve etkili olduğunu düşünüyorum. Kendinizi, ilgi alanlarınızı, yeteneklerinizi, güçlü yönlerinizi, zayıf yönlerinizi ve içinde olduğunuz şartları iyi analiz edin. Bunu gerçekleştirmek her zaman kolay ve kısa zamanda olmuyor. Ben de kendime ve hedeflediğim mesleki gelişimime uygun olanı bulmak için mezuniyet sonrasında zorlu ve farklı süreçlerden geçtim. Bunlar umut kırıcı olmamalı.

Almanya’da Hukuk Alanında Lisans Üstü Eğitime İlişkin Tespitlerim
Neden Almanya?

Karşılaştırmalı hukuk çalışmaları yapmanın önemini fark ettiğim için, buna hizmet edecek bilgi ve tecrübe birikimimi artırmak istedim ve uluslararası niteliği olan ikinci bir yüksek lisans yapmaya karar verdim. Almanya, çeşitli sebeplerle yüksek lisans için tercih ettiğim ülke oldu. Alman doktrininin özel hukukumuz bakımından önemi, Almanca’nın akademik camiada geçerliliği olan bir dil olması, hem de karşılaştırmalı hukuka ilişkin pek çok kaynağa erişim sağlayabilecek olmam tercih sebeplerimin başında geldi.

Burs Olanakları

Ülke tercihimi belirledikten sonra, Almanya’da geçimimi temin edebilmek için burs olanaklarını araştırdım ve kendi şartlarıma en uygun bulduğum TEV-DAAD ortaklığında verilen DAAD Bursunda (Alman Akademik Değişim Servisi) karar kıldım. Başvuru belgelerinin TEV sitesinden erişilebileceği bu bursa başvururken en çok üzerinde durduğum nokta, çalışacağım alanı net olarak belirlemekti. Burs mülakatı sırasında çalışmak istediğim alana ilişkin soru sorulduğunda doyurucu yanıt verebileceğim ve yorum yapabileceğim ölçüde bilgi sahibi olabilmek için araştırmalarımı derinleştirdim. Ön elemeleri takiben Türk ve Alman akademisyenlerden oluşan bir heyetin karşısında çalışma alanımla ilgili mülakatı da başarıyla tamamlayarak 2019 yılında bursu almaya hak kazanan 45 kişiden biri oldum. Burs kapsamında, Almanya’da yüksek lisans eğitiminiz süresince aylık giderlerinizi karşılayabileceğiniz bir miktar ile beraber seyahat ve kırtasiye desteği, ayrıca Almanya’nın önde gelen şehirlerinde 2 aylık yoğunlaştırılmış Almanca dil eğitimi desteği de sağlanıyor. Son derece prestijli olan ve özellikle Alman akademi camiasında itibarı yüksek olan bu bursu aldıktan sonra akademik çalışmalarınızın ilerleyen aşamalarında da DAAD sizinle irtibatı bırakmıyor ve eski bursiyerlerine başka imkanlar da sunuyor.

Almanya’da Hukuk Alanında Yüksek Lisans Düzeyinde Eğitim Sistemi

Hukuk alanında yüksek lisans imkanları temel olarak ikiye ayrılıyor. Birinci ayrımda genellikle milli hukukun devamı niteliğinde yoğunlaştırılmış ve spesifik alana yönelik bir eğitim veriliyor. Yabancı öğrencilerin Almanca dil gerekliliklerini karşılayabildikleri hallerde kabul edildikleri bu programlarda mesleği icra edilebilmek için tamamlanması mecburi olan sınavlara (Staatsexamen) yönelik çalışmalar yapılıyor. Yargı kararları ile beraber doktrindeki görüşlerin belirli sistematik içinde incelendiği bu sistemde diğer bir amaç ise hukuk dilini doğru kullanarak kendini ifade edebilmeyi daha da geliştirmek. Almanya’da sosyal devlet olmanın bir gereği olarak yüksek lisans ve doktora dahil eğitim ücretsiz, yalnızca dönemlik olarak üniversitelere göre değişen miktarlarda harçlar ödeniyor.

İkinci ayrımda, daha çok uluslararası hukuk çalışmalarına ve uluslararası hukukçulara yönelik (özel hukuk ve kamu hukuku anlamında ulus ötesi çalışmaları kapsayan) yüksek lisans programları yer alıyor. Bu programlar ücretli ve genellikle özel eğitim kurumları tarafından sunuluyor ve bu programlara İngilizce yeterliliği ile kabul edilebilme imkanı var. Bu programların nitelikleri itibariyle dünyanın dört bir yanından katılımcılara sahip olmaları, gerek networking oluşturma, gerek farklı deneyimler kazanma, gerekse kültürel çeşitlilik yaratma açılarından çeşitli avantajları da beraberinde getiriyor.

Eğitimimi Sürdürmekte Olduğum Universitat des Saarlandes Europa-Institut’teki Lisans Üstü Hukuk Programları

Bu enstitü, 2.Dünya Savaşı’nın akabinde, Avrupa Birliği (AB) değerlerini kazanmış, Avrupa hukukuna hakim hukukçu yetiştirmek gayesiyle Fransa ve Almanya’nın ortak girişimleri ile kurulmuş bir Sosyal Bilimler Enstitüsü. Enstitüdeki derslerin ortak noktası AB hukuku ile bağlantılı noktalarının olmaları. Enstitüde genel olarak 6 modülde uzmanlaşma imkanı sunulmakta. Bunlar; (1)Avrupa Entegrasyonu, (2)Ekonomi Hukuku, (3)Dış Ticaret ve Yatırım Hukuku, (4)Uyuşmazlık Çözümü, (5)İnsan Hakları Hukuku ve (6) Bilgi Teknolojileri (IT) Hukuku.

Avrupa Entegrasyonu zorunlu modül olmakla beraber bunların yanında 2 modül daha seçerek uzmanlaşmak mümkün. Öte yandan, Enstitü öğrencilerine sunulan bir imkan olarak, seçilecek 5 kişiye ücretsiz olarak MBA yapma olanağı da tanınıyor. Ben Ekonomi Hukuku ve Uyuşmazlık Çözümü modüllerinde uzmanlaşmayı tercih ettim. İnsan hakları hukuku, yaptığım çalışmalarla ilgili olsa da ders içerikleri bana yeni katkı sağlayabilecek nitelikte değildi. Dolayısıyla severek çalıştığım uyuşmazlık çözümü alanı ve Türkiye’de tanıma fırsatı bulamadığım ekonomi hukukunda derinleşme olanağı buldum. Enstitüde ders veren hukukçular, genellikle hukuk uygulamasında da yer alan kimseler. Örneğin, AB Rekabet hukuku derslerinin tamamı Avrupa Komisyonu’nda rekabet hukuku düzenlemelerinin yapılmasında ve bunlara aykırılıkların tespitinde çalışan hukukçular tarafından veriliyor. Keza uyuşmazlık çözümü derslerini, uygulamada arabulucu olarak çalışan, çeşitli ülkelerde tahkim yargılamalarında hakem yahut vekil olarak yer almış/almakta olan hukukçular veriyor. İnsan hakları hukuku bağlamında da AİHM yargıcı, BM İnsan Hakları Komiseri veya AB Hukuk Departmanı başkanı olmuş/olan hocalar da ders vermekte.

Ben katıldığım modüllerde, AB rekabet hukuku, AB şirketler hukuku, AB para politikaları, AB mülkiyet hukuku ve enerji hukuku ile AB milletlerarası özel hukuku, yatırım tahkimi, ticari tahkim, tahkimde savunma kültürü (advocacy culture), negotiation ve mediation derslerini aldım. Özellikle almış olduğum uyuşmazlık çözümü dersleri, uygulama bilgisi olan hocaların eşliğinde simülasyonu yapılan müzakere, arabuluculuk ya da tahkim usullerine yönelik olarak yürütülüyor.

Bu programda çok kültürlü bir ortamda bulunmanın bana sağlamış olduğu en büyük yarar, (uygulamada da karşılaşabileceğim) çok kültürlü mesleki ortamlarda farklı anlayış ve değerlerin bir potada eritilerek hukuki sorunun çözümüne fayda sunabildiğini görmek oldu. Öğrenciler, bireysel öğrenme süreçlerinin yanı sıra, birlikte sosyalleşmeyi ve bağlantılar kurmayı da öncelikli olarak kabul ediyorlar.

Program kapsamında, teze başlamadan önce akademik yazma tecrübesi kazanmak için seminer ödevleri hazırlamak da zorunluluklar arasında yer alıyor. Buna ilişkin dikkatimi çeken ise, danışman hocaların bu çalışmalara sadece değerlendirme aşamasında katılmaları oldu. Araştırma aşaması öğrencinin kendi başına yürüttüğü bir süreç. Ancak tereddüt oluşturan durumlarda danışman hoca ile irtibata geçilebiliyor.

Bu Paylaşımın Özünü Vermem Gerekirse

İÜHF’ye hukuk öğrencisi olarak girdiğim 2013 yılından başlayarak Almanya’da lisans üstü eğitimimi sürdürmekte olduğum bu güne dek, önce hukuk öğrencisi, sonra bir avukat stajyeri ve şimdi de uluslararası bir programda yüksek lisans yapmakta olan yolun başında bir hukuk araştırmacısı olarak geçirdiğim bu süreçte:

• Meslek yaşamının şekillenmeye başladığı ve temellerinin atıldığı dönemin lisans dönemi olduğunu ve hukukçu adayının kendisini geliştirmesi için yine en ideal ortamlardan birinin bu dönem olduğunu;
• Sağlam hukuk bilgisinin önemini, bununla beraber yabancı dil yeterliliğinin de aynı derecede elzem olduğunu;
• Lisans dönemindeki makale yarışmaları, workshoplar ve farazi dava yarışmalarına katılım imkanları ile avukatlık büroları, sivil toplum kuruluşları, çeşitli bakanlıklar vb. tarafından sağlanan staj olanaklarının çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini;
• Belirttiğim bu tecrübelerin mezuniyet sonrasında yapılan burs başvuruları, yüksek lisans ile doktora başvuruları ve işe alımlarda en az not ortalaması kadar belirleyici olduğunu;
• Gelişmeniz sürecinde ve en önemlisi zorlu zamanlarınızda başvurabileceğiniz, gerçekçi eleştirilerini size destekleyici olarak sunan bir mentora sahip olmanın önemini;

bizzat deneyimleyerek öğrendim ve bunları sizlerle paylaşabildiğim için mutluyum. Ayça Hocama mesleğe atılmaya hazırlanan öğrenciler ve genç hukukçulara hitaben bu platformu oluşturduğu için çok teşekkür ediyorum.

1 Yorum

  1. Şenay Boyabatlı dedi ki:

    Adalet yüksekokulunda okumakta olup Hukuk Fakültesine geçmek isteyen 52 yaşında bir öğrenciyim.Bu makalenin geleceğin hukukçularına yol gösteren bir rehber olduğunu düşünüyorum.Tebrikler.

    • Mesleğiniz:: BAŞKA MESLEK
    • Meslek Adı: Gelir Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir