6 Şubat 2021 Cumartesi

“NETWORKING” (mesleki iletişim ağı kurma) özellikle son yıllarda oldukça sık karşılaştığımız bir kavram haline geldi. Profesyonel bağlantılar kurmak ve ilişkiler geliştirmek amacıyla iletişim ve etkileşim sürecini ifade etmek üzere kullanılıyor. Nihai amaç bu ilişki/etkileşimleri uygun iş fırsatlarına dönüştürebilmek.

Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM & GİZEM HALİS KASAP
Tarih : 6 Şubat 2021
Kime : Genç Hukukçu
Konu : ETKİLİ BİR “NETWORKING” ARACI OLARAK YAYIN YAPMAK (I): ULUSLARARASI MESLEKİ İLETİŞİM VE ETKİLEŞİM BAKIMINDAN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

“NETWORKING” (mesleki iletişim ağı kurma) özellikle son yıllarda oldukça sık karşılaştığımız bir kavram haline geldi. Profesyonel bağlantılar kurmak ve ilişkiler geliştirmek amacıyla iletişim ve etkileşim sürecini ifade etmek üzere kullanılıyor. Nihai amaç bu ilişki/etkileşimleri uygun iş fırsatlarına dönüştürebilmek.

Globalleşmenin hukuk eğitimi ve uygulamasını etkilemesinin sonuçlarından biri olarak, mesleki iletişim ağının oluşturulması ve geliştirilmesi hem ulusal hem de uluslararası boyuttaki mesleki faaliyetler bakımından önem arz ediyor. Yeni iş ilişkilerini sonuçlayan, fırsatlara kapı açan iletişim/etkileşimler artık sadece yakın çevredekiler değil. Verilen hukuki hizmetlerin konu ve coğrafya bakımından kapsamı değişip genişledikçe, iletişim/etkileşim ağının da farklı bir boyutta algılanması ve geliştirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda planlı adımlar atıp getirilerinden faydalanabilmenin ilk koşulu elbette bu adımların ve mesleki getirilerinin farkında olmak.

Hukuk lisans ve lisansüstü programlarında fakülte arkadaşlığının mesleki iletişimin tesis edilmesi bakımından en önemli kaynak olduğu tartışmasız. Diğer taraftan uluslararası bir programın öğrencisi/katılımcısı olmak ya da yabancı bir eğitim/araştırma kurumunda araştırmacı olarak bulunmak ise ilişki ağının uluslararası boyuta taşınabilmesini sağlıyor. Profesyonel hayatta paylaşılan çalışma ortamları ile bazen aynı tarafı temsilen bazen ise karşı tarafları temsilen yapılan işler de ulusal ve uluslararası düzeyde iletişimin kurulmasına vesile olabiliyor. Bunlar dışında mesleki iletişim ağını geliştirmek isteyenlerin genellikle mesleki toplantılara, workshoplara, seminer ve konferanslara katılarak bu amaçlarını gerçekleştirmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Bu sonuncusu da hem ulusal hem uluslararası boyutta katkı sağlayabiliyor.

Peki yayın yapmanın da mesleki iletişim ağının ve etkileşimin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi bakımından oldukça etkili bir araç olabileceğini hiç düşündünüz mü?

Araştırıyor, düşünüyor, bilgi ve tecrübelerinizi süzgeçten geçiyor, ortaya bir eser çıkarıyor ve çalışma alanınıza ya da güncel bir soruna ilişkin tartışmalara katkıda bulunuyorsunuz. Bu sayede aynı zamanda mesleki iletişim ağınızı geliştirmede ve meslektaşlarınızla etkileşiminizi arttırmada aktif rol oynuyorsunuz. Zira sadece profesyonel kimliğinizi paylaşmakla kalmayıp, profesyonel birikim ve tarzınızı da somut şekilde ortaya koyuyorsunuz. Bir sempozyumun kahve arasında kartvizit değiş tokuşundan çok daha etkili bir “networking” aracı değil mi?

Günümüzde sadece akademisyenlerin değil, avukatların, stajyer avukatların, akademisyen olmamakla birlikte yüksek lisans ve doktora yapan hukukçuların, hakimlerin, hakim ve savcı adaylarının da giderek daha fazla mesleki yayın yapmaları sayesinde mesleki iletişim/etkileşim ağları katılımcılar açısından zenginleşiyor.

Zenginleşme aynı zamanda eserlerin format ve kapsamları ile iletilme araçları açısından da söz konusu. Akademik ve uygulamaya yönelik basılı hukuk dergilerinin yanı sıra elektronik dergilerde (e-Dergi) yayın yapmak da oldukça yaygın. Basılı dergi formatlarının bazı sıkı kurallarının ve sair sınırlamaların dışına çıkıp günümüz yaşantısının hızına ayak uyduran çoğu e-Dergiler hem okuyucu için okuması kısa ve öz bilgiler sunuyor hem de yazar anlatmak istediği konuyu görece sade oluşturulmuş yayın ilkeleri sayesinde daha hızlı ve efektif şekilde anlatılabiliyor.

Güncel konu ve uygulama sorunlarına ilişkin daha dar kapsamdaki çalışmalar ve bilgilendirme notları ise ulusal ve uluslararası çeşitli elektronik mesleki ortamlarda, online (çevrimiçi) yayınlarda (Newsletter/Blog Posts vb. formatlarda) yerini buluyor.

Bu ortamlar güncel bilgiye son derece hızlı erişimi mümkün kılmaları ve fiziken bir arada olmayı gerektirmeksizin etkileşim şansını arttırmaları bakımlarından özellikle daha zor olan uluslararası boyuttaki networking açısından önem arz ediyor. Örneğin COVID-19 süreci ile güncel bilgiye hızlı erişimin ve çabuk aksiyon almanın ne kadar değerli olduğuna şahit olduk. Pandeminin ilk günlerinde her ülkeden avukat ve sözleşme tarafları (özellikle uluslararası niteliği bulunan) sözleşmelerde standart olarak bulunan ancak aslında içeriğine pek de dikkat edilmeyen mücbir sebep hükümleri hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak, somut olayların gelişimini de global bir perspektiften takip etmek ve yorumlamak ihtiyacı duydu. Fiziki temasın nerede ise mümkün olmadığı bu süreçte dünyanın her yerinden hukukçuların hazırladığı bülten ve blog paylaşımlarına açık uluslararası nitelikteki platformlarda  güncel gelişmelerin en hızlı şekilde ve bilgi/birikimle harmanlanarak sunulmasının etkilerini deneyimledik. Yine bu gibi formatlardaki yayınlar sayesinde meslektaşlarla iletişim içinde kalmaya devam ettik, hatta mesleki etkileşimi arttırabileceğimizi de gördük.

Elbette hangi formatta olursa olsun yayın yapmak zor. Özellikle uluslararası yayın yapmak ise konu seçiminden dil yeterliliğine dek geniş bir yelpazede birçok hususun farklı bir bakış açısıyla ve özel olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Diğer taraftan mesleki dil yeterliliği gereken düzeyde olsa da uluslararası mesleki yayın yapılmasında çekingen davranılmasının sebeplerinden birini ise teknik/yöntemsel bilgi eksiklikleri teşkil ediyor.

Bir başka ifadeyle, söz konusu olan ister güncel bir soruna ya da güncel gelişmelere odaklı bir blog yazısı ister bir makale olsun, hangi mecralarda ne gibi yayınların yapıldığının, yayınlama/teslim süreçlerinin ayrıntılarının ve izlenecek yöntem/lerin bilinmemesi de uluslararası boyutta daha da çekingen davranılmasının önemli sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm bu tespitleri dikkate alarak, hem yayın zenginliği hem de her seviyedeki uluslararası hukukçu yazarlara (akademisyen ve uygulamacı) oldukça açık olmaları bakımlarından ön plana çıkan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) elektronik mesleki platformlara ve basılı/elektronik mesleki vb. dergilere blog yazısı ve makale teslim süreçlerinin ana hatlarını incelemenin yararlı olacağını düşündüğümüzden, bu serinin bundan sonraki paylaşımlarında bu süreçleri ele alacağız.

Tüm zorluklara rağmen, yayın yapmayı mesleki hedeflerinizden biri olarak belirler, hangi mecralarda, hangi formatta yayın yapmanın sizin birikiminiz ve şartlarınız bakımından daha elverişli olabileceğini isabetle değerlendirir, ilgili sürecin her aşamasındaki yöntem bakımından bilgilenir ve gerektiği şekilde hazırlık yaparsanız, uluslararası yayın yapmak ve mesleki etkileşiminizi ve iletişim ağınızı bu boyuta taşımak dahi imkânsız değil.

Yayın yapmayı bir hayal olarak değil, oldukça etkili bir “NETWORKING” aracı olarak algılayabilmeniz, akademisyen ya da uygulamacı olarak size çok farklı kapılar açabileceği gerçeğini (daha fakülte sıralarından ya da mesleğin ilk yıllarından itibaren) bir motivasyon kaynağı olarak değerlendirebilmeniz dileğiyle. 

Devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir