1 Mayıs 2020 Cuma

Sevgili dostum Prof. Dr. Azra Arkan Serim’in 29 Nisan 2020 tarihli paylaşımında ifade ettiği üzere hukuk yaşamı nasıl şekillendiriyorsa, yaşam da hukuku şekillendirmektedir; bir başka ifade ile gelişme ve değişme kaçınılmazdır. Ünlü filozof (Efesli) Heraklitos’un değişmeyen tek şey değişimdir kuramına paralel olarak, hukuk eğitimi ve uygulaması da yaşanan değişimden paylarına düşeni almaktadır ve alacaktır.

Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM
Tarih : 1 Mayıs 2020
Kime : Genç Hukukçu
Konu : GLOBAL HUKUKİ DÜŞÜNME YETİSİ VE YETERLİLİĞİ

Sevgili dostum Prof. Dr. Azra Arkan Serim’in 29 Nisan 2020 tarihli paylaşımında ifade ettiği üzere hukuk yaşamı nasıl şekillendiriyorsa, yaşam da hukuku şekillendirmektedir; bir başka ifade ile gelişme ve değişme kaçınılmazdır. Ünlü filozof (Efesli) Heraklitos’un değişmeyen tek şey değişimdir kuramına paralel olarak, hukuk eğitimi ve uygulaması da yaşanan değişimden paylarına düşeni almaktadır ve alacaktır. 23 Nisan 2020 tarihli uluslararasılaşmaya ilişkin paylaşımımda, değişim sürecinin çeşitli safhalarını ve bunların etkilerini (genelleme yapmak suretiyle) ele almıştım. Elbette süreç, her ülke ve hukukçuları bakımından aynı tempoda gelişmemektedir. Ancak mesleki anlamda hepimizin (içinde bulunduğumuz şartlar ve aşamalar farklı olsa da) değişim ile karşı karşıya bulunduğumuz bir gerçektir.

20. YÜZYILIN MESLEKİ TEKNİK VE USULLERİYLE 21. YÜZYILIN GETİRDİĞİ SORUNLARI GÖĞÜSLEYEBİLMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Ekonomik, ticari, sosyal bakımlardan kaçınılmaz olan uluslararası ilişkiler ve etkileşimlerin bir uzantısı olarak ülkelerin kendilerini hukuk alanında izole etmeleri günümüzde artık mümkün değildir. Hakimlerin ve birçok avukatın temel mesleki faaliyetleri prensipte yerel olsa da, dünyanın daha fazla etkileşim ve bağlantı içinde olduğunun farkında olan ve bunların sonuçlarını göğüsleyebilecek mesleki donanımdaki hukukçulara duyulan ihtiyaç günümüzde her zamankinden fazladır. Her bir hukukçunun mutlaka aynı donanımda olması gerekmemekle birlikte, üretim, ihracat ve ithalat yapan, yatırımcı çekmeyi hedefleyen bir ekonomik yapıda, sadece sınırlı sayıda değil, çok sayıda hukukçunun sınır ötesi iş ve işlemlere ilişkin hukuki işleyişe, bilgiye ve bunlardan kaynaklanabilecek uyuşmazlıkları gerektiği gibi yönetecek düzeyde mesleki yabancı dil yeterliliğine sahip olması şarttır. Bu özelliklerin bir arada bulunması, ulus ötesi ya da global hukuki düşünme yetisi ve yeterliliğine sahip olunması anlamına gelir. O halde söylemek istediğim, tüm hukukçuların bu şekilde yetişmesi gerektiği değil, mesleki yönlenmesini bu tarzda gerçekleştiren global hukukçulara olan ihtiyacın artık çok daha fazla olduğudur.

GLOBAL HUKUKÇULARA OLAN İHTİYACIMIZ HER ZAMANKİNDEN FAZLADIR

Global Hukukçu dendiğinde kafanızda, metropollerde bulunan ve büyük şirketleri temsil eden avukatlık bürolarında mesleki faaliyet gösteren, yabancı bir ülkede LL.M. yapmış, genellikle de Anglo Amerikan hukuki düşünme tarzını ve iş yapma usulünü içselleştirmiş bir hukukçu profili mi oluşuyor? Bu profile uyan, aynı zamanda sağlam bir hukuki bilgi ve metodolojiye de sahip olan hukukçuların global hukukçu olarak nitelendirilebileceğine şüphe yok. Ancak benim burada ifade etmek istediğim global hukukçu, yaşadığı şehirden, çalıştığı bürodan ya da LL.M. yapmış olup olmamasından bağımsız olarak, ulus ötesi ya da global hukuki düşünme yetisine ve aynı zamanda mesleki anlamda yabancı dil yeterliliğine sahip, dünyadaki ekonomik, sosyal, teknik, hukuki vb. gelişmeleri ilk elden takip edebilme ilgisi ve farkındalığı bulunan hukukçulardır. Zira global hukukçuya artık sadece büyük şirketlerin birleşme, devralma işlerinde, rekabet ve fikri haklarla ilgili uyuşmazlıklarında ya da finans sektöründeki uluslararası yatırımcıların korunmasına ilişkin sorunlarda ihtiyaç duyulmamaktadır. Malatya’daki kayısı, Giresun’daki fındık ya da Manisa’daki vişne tesisi de, yabancı bir firmadan ürün işleme hattı satın alarak kalitesini yükseltmeyi veya ürünlerini dış pazara arz etmeyi hedeflediğinde, bu ilişkilerin kurulması ve sonraki aşamalarında global hukuki düşünme yetisi ve yeterliliğine sahip hukukçulardan destek alabilmelidir, almalıdır. Kendisine sunulan teklifin ya da kabulün mahiyetini, muhtemel hukuki sonuçlarını değerlendirmekte yetersiz kalarak, sorun çıkarsa bakarız yaklaşımıyla entegrasyon ve ekonomik büyümenin gerçekleşebilmesi ve sürdürülebilir olması mümkün değildir. Saydığım örneklerin hemen her sektöre uyarlanması mümkündür ve ihtiyaç büyüktür. Yargılama faaliyetlerini yürüten hakimler bakımından da durum farklı değildir. Hakimin, örneğin sözleşmesel bir uyuşmazlıkta dosyaya orijinal dili olan İngilizce sunulmuş olan genel işlem şartlarını ve özel hükümleri, tercümeleri üzerinden değil, asıllarını inceleyerek değerlendirebilmesi, uyuşmazlığa ilişkin hukuki yorumunda fark yaratabilecektir. Günümüzde uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü bakımından giderek daha da yaygınlaşan arabuluculuk ve tahkimde aktif aktörlerden olabilmek de şüphesiz global hukuki düşünme yetisini ve mesleki anlamda yabancı dil yeterliliğini gerektirmektedir.

HUKUKÇULARIN GLOBAL DÜŞÜNME YETİSİ VE YETERLİLİĞİ İLE DONANMALARI
ÖNCELİKLE HUKUK FAKÜLTELERİNDE GERÇEKLEŞMELİDİR

Hukukçuların ulus ötesi ya da global düşünme yetisi ve yeterliliği ile donanmaları öncelikle hukuk fakültelerinde gerçekleşmelidir. Eğitim ve öğrenimleri, lisans mezuniyetleri sonrasında da mesleki yönlenmelerine ve şartlarına uygun olan yurt içindeki ve/veya yurt dışındaki lisansüstü programlarda ve/veya meslek içinde devam etmelidir. Buna yönelik mesleki rehberliğin de tesadüfi değil, sistematik olarak sunulabilmesi gerekir. Mezun olduktan sonra (gerekirse) çalıştığın hukuk bürosunda işi öğrenirsin yaklaşımı isabetli değildir. Gerekli altyapısı oluşmamış bir kişinin mesleğe başladıktan sonra şekillendirilmesi oldukça güçtür ve bu çabalar eğitim sürecinde planlı şekilde mesleğe hazırlanılması suretiyle ulaşılan sonuçlara ulaşılabilmesini sağlayamaz. O halde hukuk öğretimi ve eğitimi, hukukçunun işlerinde ihtiyaç duyacağı mesleki vasıflar ile global hukuki düşünme yetisi ve yeterliliği arasında gereken dengeyi kurmak suretiyle hukukçu adayını donatmalıdır. Uluslararasılaşma, müfredatın yeniden yapılandırılmasında, öğrenci değişim programlarının organizasyonunda, mesleki rehberlik programlarının oluşturulmasında göz önüne alınan etkenler listesinde öncelikli olmalıdır. Bununla birlikte, hukukçu adaylarına kendi ülkemizdeki işleyiş çerçevesinde sağlam bir maddi hukuk bilgisi ve metodoloji kazandırmak hukuk eğitimininin temelini teşkil etmeye devam edecektir. Zira bu temele sahip olmadan global bir mesleki vizyon kazanılması mümkün değildir. Ayrıca global bir hukuki vizyon kazanılmasının bir formülü olmadığı, bunun iyi planlama ve yoğun çaba gerektiren bir süreç olduğu unutulmamalıdır.

HUKUK FAKÜLTESİ MÜFREDATINDAKİ YABANCI DİLDE VERİLEN HUKUK DERSLERİNİN ÖNEMİ

Ülkemizde hukuk öğretimi ve eğitimi bakımından uluslararasılaşma, yabancı dilde (genelde İngilizce olarak) verilen giriş (introduction) dersleri (hukuka giriş, sözleşme hukukuna giriş... gibi) ve karşılaştırmalı hukuk dersleri aracılığıyla olsa da son on yılda kendini daha çok göstermeye başlamıştır. Bu derslerin, yabancı dilbilgisinin (grammar) ya da hukuki kavramların ingilizce karşılıklarının yani kelime bilgisinin (vocabulary) öğretildiği dersler olmaması gerektiği açıktır. Derslerin içeriği belirli alt yapısı olan hukuk öğrencisinin global hukuki vizyonla donatılmasına hizmet edecek şekilde tasarlanmadığı sürece, bu derslerin amaca hizmet etmesi mümkün değildir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Legal English, Basic Concepts of Law ve Basic Principles of Contract Law derslerini yıllarca yürüttüm. 50 kişilik (görece) küçük gruplarla çalışma fırsatı bulduğum bu derslerde, sağlam temellere dayanan yerel hukuk bilgisini ve hukuki bir sorunun nasıl çözümlenebileceğine ilişkin yöntemleri içselleştirmiş bir hukukçunun, günün ihtiyaçlarına hizmet edebilecek ek donanıma da sahip olması gerektiğini her fırsatta vurguladım. Meselenin, ‘İngilizce konuşabilmek lazım’dan ya da gerekli planlama ve hazırlığı olmayan ‘yurt içinde ya da yurt dışında yüksek lisans yapmak lazım’dan daha stratejik tarzda ele alınması gerektiği gerçeğini ön plana çıkardım. Ders içeriklerini ve paylaşımlarımı bu farkındalıkla şekillendirdim. Bu seçimlik derslerde izlediğim yöntem ve kaynaklara ilişkin paylaşımlar da yapacağım.

Hukuki kavram ve kurumların yanı sıra güncel hukuki gelişmeleri de ele aldığımız bu dersler, bir yabancı dil dersi olarak değil, ulusal ve uluslararası gelişmelere paralel mesleki ihtiyaçlara ilişkin farkındalık yaratılması amaçlanan dersler olarak yürütüldü. Derslerime katılan öğrencilerin büyük çoğunluğu iyi düzeyde İngilizce yeterliliğine sahipti. Yabancı dil yeterliliği üst düzeyde olmamakla birlikte çok istekli olan ve dersten kalma riskini de yüklenerek üst düzey gayret göstermeyi taahhüt eden öğrencilerimi de derslere kabul ettim. Bu grup içinde büyük ilerleme kaydeden ve başarı gösteren öğrencilerimin sayısı da az değildi. Sözünü ettiğim derslerdeki öğrencilerimin yurtiçi ve yurtdışında global birer hukukçu olarak yaptığı işleri görmek, derslerin amacına ulaşmış olduğunu göstermesi bakımından sevindirici.

YÖNLENDİRME ÖNEMLİ, ANCAK BİREYSEL ÇABA DA AYNI ORANDA FARK YARATABİLİYOR

Yukarıda sözünü ettiğim içerikte tasarlanmış derslerde öğrencilerin güncel sorunlar, tartışmalar ve farklı kaynaklar ile tanıştırılması suretiyle bu hukukçu adaylarının farkındalığının arttırılması ve bireysel çaba göstermeye de sevk edilmelerinin çok önemli olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum. Mesleki anlamda gelişme ihtiyacının farkına varılması halinde, gerekli planlamanın yapılması ve bilgiye ulaşılması teknolojik gelişmeler sayesinde artık daha kolay hale gelmiş durumda. Bildiğiniz üzere son dönemde bu daha da farklı bir boyut aldı. Dünyanın hemen her köşesini belirli ölçüde etkilemekte olan pandeminin yüz yüze iletişimi en alt düzeye indirmesiyle birlikte internet ortamında hem bilgiye hem de uzmana ulaşabilmek daha da mümkün hale geldi, daha da normalleşti. Yabancı dil yeterliliği ileri düzeyde olmayan hukuk öğrencileri ve genç hukukçuların dil yeterliliklerini geliştirebilecekleri; yabancı dil yeterliliğine sahip olanların da uluslararası yayınlardan ve çeşitli uzmanların tecrübelerinden faydalanabilecekleri sayısız e-kitap, e-dergi, araştırma ağı, online eğitim, video, webinar vb. birçok kaynak var, yeter ki bu ihtiyacı hissedip çaba göstersinler.

2 Yorum

  1. M. Asım Ölmez dedi ki:

    Lisans eğitimim sırasında birinci ve ikinci sınıfta almış olduğum Basic Concepts of Law ile Basic Principles of Contract Law dersleri vesilesiyle kıymetli hocam Ayça Akkayan Yıldırım’a bizlere sağlamış olduğu hukuka global olarak bakma ve yorumlama yetileri sağladığı için teşekkürlerimi sunuyorum. Lisans hayatımda yaptığım en iyi tercihlerden biriydi bu dersleri almak. Ayça hocamızın çalışmalarını halen takdirle izliyoruz.

    • Mesleğiniz:: HUKUKÇU
    • Mezun Olunan Hukuk Fakültesi: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
    • Mezuniyet Yılı: 2019
  2. Ayse Didem Ciftci Sezgin dedi ki:

    Saygideger hocam,
    Bu paylasiminiz icin tesekkur ederim. Fakulte hayatimda gerek derslerim gerek kariyerim icin bana verdiginiz tavsiyeler hep kulagimda. Yanilmiyorsam Ingilizce secmeli dersiniz icin acilan ilk sinifta ben de vardim. Gercekten ufuk acici bir tecrubeydi. Cunku o zamana kadar ingilizce biliyor olmanin hukuk ogrenimimde nasil bir katkisi olabilecegi uzerinde dahi durmamistim. Simdi bazi tavsiyelerinizi cok daha iyi anlayabiliyorum.

    Paylasimlarinizin devamini okumak umidiyle ve saygilarimla

    • Mesleğiniz:: HUKUKÇU
    • Mezun Olunan Hukuk Fakültesi: Istanbul Universitesi Hukuk Fakultesi
    • Mezuniyet Yılı: 2013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir