20 Ağustos 2020 Perşembe

Yurtdışındaki eğitim ve araştırma kurumlarına çeşitli düzeylerde yaptığım başvurularımda, beni akademik çerçevede tanıyan (Türk, Amerikalı ve Alman) hocalarımdan tavsiye mektubu aldım. Yine akademik çerçevede tanıdığım öğrencilerimin (genellikle) yurtdışındaki akademik kurum ve kuruluşlara yaptıkları başvurulara ilişkin olarak da birçok tavsiye mektubu yazdım. Hem hakkında mektup yazılan başvurucu olarak hem de mektubun yazarı olarak edindiğim tecrübelerim ile sair gözlemlerim bana, tavsiye mektuplarının başvuru süreçlerinde ne derece etkili ve değerli olabildiğini; bu etki ve değer anlaşılmadan kaleme alınanların ise başvurular bakımından ne derece yıkıcı olabildiğini öğretti.

Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM
Tarih : 20 Ağustos 2020
Kime : Genç Hukukçu
Konu : GÜÇLÜ BİR TAVSİYE MEKTUBU ALMAK SİZİN ELİNİZDE

Yurtdışındaki eğitim ve araştırma kurumlarına çeşitli düzeylerde yaptığım başvurularımda, beni akademik çerçevede tanıyan (Türk, Amerikalı ve Alman) hocalarımdan tavsiye mektubu aldım. Yine akademik çerçevede tanıdığım öğrencilerimin (genellikle) yurtdışındaki akademik kurum ve kuruluşlara yaptıkları başvurulara ilişkin olarak da birçok tavsiye mektubu yazdım. Hem hakkında mektup yazılan başvurucu olarak hem de mektubun yazarı olarak edindiğim tecrübelerim ile sair gözlemlerim bana, tavsiye mektuplarının başvuru süreçlerinde ne derece etkili ve değerli olabildiğini; bu etki ve değer anlaşılmadan kaleme alınanların ise başvurular bakımından ne derece yıkıcı olabildiğini öğretti.

TAVSİYE MEKTUBU NEDİR?

TAVSİYE MEKTUBU, referans mektubundan daha özel niteliklidir. Genellikle akademik programlara ya da burslara yapılan başvurularda talep edilir. Özel olarak başvurunun yapıldığı kuruma hitaben yazılmalı ve başvurucunun kişiliği, akademik başarıları, becerileri, genel gelişimi vb. hususlarda objektif ve somut vakıalara dayalı değerlendirmeleri sunacak şekilde tasarlanmalıdır. Tavsiye mektupları genellikle posta ya da elektronik posta yoluyla gönderilmek ya da talep eden tarafından iletilen linke yüklenmek suretiyle talep edene doğrudan ulaştırılır; hakkında mektup yazılanın bilgisine ise sunulmaz (kanaatimce sunulmamalıdır da).

Tavsiye mektubunun (yurt içinde ya da dışındaki) iş başvurularında da talep edilmesi söz konusu olabilmektedir. Bazı iş başvurularında ise “tavsiye mektubu verebilecek referans(lar) gösteriniz” şeklinde bir taleple de karşılaşılabilmektedir. Bu gibi bir durumda, sizin için referans teşkil edebilecek kişi/kişilerin iletişim bilgilerini potansiyel işverene vermeniz beklenmektedir. Potansiyel işveren, referans gösterilen kişilerle bağlantı kuracak, gerektiğinde onlardan tavsiye mektubu yollamalarını da talep edebilecektir.


REFERANS MEKTUBU ise tavsiye mektubundan daha genel nitelikli olup, kişinin saklaması ve gerektiği taktirde sonraki bir tarihte kullanımı için düzenlenir ve yetkili/ilgili kişiye hitaben yazılır. Burada bir parantez açarak, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde avukatlık ya da yabancı hukuk danışmanlığı yapmak üzere profesyonel ruhsat başvurularında bulunduğunuzda veya önemli pozisyonlar ile özellikli bazı vize statülerine başvurduğunuzda, KARAKTER REFERANSI MEKTUBU talepleri ile karşılaşacağınızı da belirtmek isterim. Tavsiye mektuplarından farklı özellikler arz eden, hocanız, aile üyeniz ya da işvereniniz dışında, kişilik ve karakterinizi yansıtabilecek sizi tanıyan üçüncü kişiler tarafından yazılması esas olan bu mektupları yeri geldiğinde ayrıca değerlendireceğim.

TAVSİYE MEKTUBU ÖZGEÇMİŞİNİZİN (CV) SÜSLENMİŞ VE YAZILI METNE ÇEVRİLMİŞ HALİ OLMAMALIDIR!

Özgeçmişinizdeki bilgiler zaten başvurunuzda sizin tarafınızdan ifade edilmiş, ortaya konulmuştur. Bu bakımdan, başvurunuzda sunduğunuz bilgilerin, olayların, durumların tekrarlandığı bir metin amaca uygun bir tavsiye mektubu değildir. GÜÇLÜ BİR TAVSİYE MEKTUBU, sizin başvurunuzda sunduğunuz bilgi, olay, durumların, amaçladığınız bağlamda (BEN PROGRAMINIZA KABUL EDİLMEYE/BURSUNUZU ALMAYA DEĞERİM!!!) ilişkilendirilmesini ve anlam kazanmasını sağlayabilecek ÇOK ETKİLİ BİR DESTEKLEYİCİ ARAÇTIR!

GÜÇLÜ BİR TAVSİYE MEKTUBUNU ANCAK SİZİ AKADEMİK ÇERÇEVEDE İYİ TANIYAN HOCANIZ/DANIŞMANINIZ YAZABİLİR

Tavsiye mektubunu yazan kişi, başvurunuzda, sizin hakkınızda sizin dışınızda söz söyleyebilen yegane kişidir ve kaleme aldığı mektupla sizin başvurunuzda ortaya koyduğunuz “kabule değerim” argümanını, kendi gözlemlerine dayanan somut vakıalarla destekleyebilmelidir. Başvurucu çok iyi bir öğrencidir, dersime katılım sağlamıştır, dersimden yüksek notlar almıştır vb. genel geçer ifadelerin kullanılması bu desteği sağla(ya)mamaktadır. Bu genel ifadeler, yüzlerce öğrenci için söylenebilir, size özel değildir ve sizi okuyucunun (değerlendirme merciinin) gözünde canlandırmamaktadır.

Kendi tavsiye mektubu yazma tecrübemden hareketle şunu söyleyebilirim: En güçlü tavsiye mektuplarını, akademik performansını, yeteneklerini, eksikliklerini, başarılarını, başarısızlıklarını, eksiklik ve başarısızlıklarının üstesinden gelişlerini, bireysel olarak ve grup içinde çalışma potansiyellerini ve genel gelişimlerini, belirli bir süreçte gözlemleme şansı bulduğum öğrencilerim hakkında yazabildim. Gözlemlediğim gelişim süreçlerini, somut vakıalarla destekleyerek yansıttığım bu mektupların olumlu yönde etkili olduklarını nereden mi biliyorum? Son beş yıl içinde yazmış olduğum tavsiye mektuplarından yola çıkarak söyleyeyim: Haklarında bu kategoride nitelediğim mektupları yazdığım öğrencilerim, kabul prosedürlerinde tavsiye mektuplarına üst düzeyde önem veren Harvard University, New York University, Columbia University, Boston University, Duke University, University of Oxford, London School of Economics, Maastricht University gibi seçkin üniversitelerin çeşitli düzeylerdeki oldukça seçici akademik programlarına kabul edildiler; Fulbright, DAAD gibi kurumların ve çeşitli vakıfların (rekabetin oldukça yüksek olduğu) burslarına yaptıkları başvurulardan olumlu sonuçlar aldılar.

TAVSİYE MEKTUBUNUN AMACA HİZMET EDER GÜÇTE OLABİLMESİ BAŞVURUCUNUN GEREKEN ALT YAPIYI OLUŞTURMASINA BAĞLIDIR

O halde, başvurularınızda kullanacağınız tavsiye mektuplarının amaca hizmet eder güçte olabilmesi sizin elinizde. Zira bunun için gereken alt yapıyı kurması gereken müstakbel başvurucu sıfatıyla sizsiniz. Bu çerçevede, lisans ve lisansüstü eğitim sürecinizde planlı ve stratejik düşünüp, uygun adımları atmanızı, gereken akademik ve kişisel ilişkileri kurmanızı öneririm. Aksi halde sizi akademik çerçevede yakından tanıyan (ya da en azından tanıyan) bir yazar bulabilmeniz mümkün olamayacağı gibi; mektup içeriğini teşkil edecek olan ve mektubun yazarının tanıklık ettiği (sizin akademik vs. gelişiminizi ortaya koyan) vakıaların varlığından da söz edilemeyecektir.

Zorunlu ve/veya seçimlik derslere (aktif) katılımınızın yüksek olduğu, aynı zamanda (varsa) gönüllü çalışma/okuma gruplarına da katıldığınız ya da en azından kişisel olarak akademik kaynaklar talep ettiğiniz, okuduğunuz ve sonrasında tartıştığınız, kaleme aldığınız akademik denemelerin redaksiyonunda yardımını istediğiniz, bir dergi çıkarmak, sempozyum düzenlemek gibi ders dışı akademik aktivitelerine yardımcı olduğunuz ya da farazi dava yarışmaları, kulüpler gibi aktivitelerde beraber çalıştığınız, sizi hem öğrenci hem insan olarak değerlendirebilecek hocalarınızdan tavsiye mektubu alma fırsatları yaratınız, ve bu fırsatlardan mutlaka yararlanınız.

İş tecrübeniz varsa, lisans ya da yüksek lisans programlarındaki akademik gelişiminize tanıklık etmiş hocalarınızın yanı sıra, fiilen beraber çalışma şansı bulduğunuz (sizden) kıdemli bir avukattan mektup almanızı da öneririm. Özellikle not ortalaması yüksek olmayan ve ancak uygulamadaki performansına güvenen adaylar bakımından birlikte çalışmış oldukları bir uygulamacıdan alacakları somut vakıalara dayalı olarak kaleme alınmış bir tavsiye mektubunun farklılık yaratabileceğini göz ardı etmemelisiniz.

“KOPYALA-UYARLA-İMZALAT” TARZINDAKİ BİR TAVSİYE MEKTUBU BAŞVURUNUZUN EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR

Sadece dersleri almış, derslere girmiş ve/veya sınavlardan yüksek not almış olmanın, güçlü tavsiye mektupları bakımından aranan kriterleri karşılamayacağını, “kopyala-uyarla-imzalat” şeklinde hazırlanacak mektupların başvurunuzun (prensip itibariyle) elenmesine sebep olabileceğini tekrar vurgulamak istiyorum. Başvurduğunuz akademik programların ya da bursların kabul kurullarında görevli kişilerin her yıl önlerine gelen başvuru sayısını düşündüğünüzde, “kopyala-uyarla-imzalat” usulünde hazırlanmış mektupların kişiye özel olan diğerlerinden ayırt edilebilmesinin sadece saniyeler alacağı tartışmasız. Başvurularınızı, “kopyala-uyarla-imzalat” şeklinde hazırlanacak tavsiye mektupları sunmak suretiyle tamamlamaktan mutlak surette kaçınmanızı öneririm.

BİR YANDAN GELİŞİRKEN BİR YANDAN DA POTANSİYEL REFERANSLARINIZIN GELİŞİMİNİZE TANIKLIK EDEBİLECEĞİ FIRSATLAR YARATMANIZ ÖNEMLİDİR

Sözün özü, planlarınız arasında özellikle yurt dışındaki lisansüstü akademik programlara ve burslara başvurmak varsa, hukuk fakültesine girdiğiniz andan itibaren bir yandan gelişirken bir yandan da yukarıda özetlediğim fırsatları yaratmak için planlama yapınız. Zamanı geldiğinde, size özel olabilecek ve amaca hizmet edecek şekilde sizi kağıt üzerinde canlandırabilecek, GÜÇLÜ TAVSİYE MEKTUPLARI alabilmek için, potansiyel referanslarınızla gereken düzeyde akademik ve kişisel bağlantıyı kurabilmek için yoğun çaba harcayınız. GÜÇLÜ BİR TAVSİYE MEKTUBU ALMAK, MEKTUBU YAZANIN DEĞİL, SİZİN ELİNİZDE !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir