14 Aralık 2021 Salı

“Legal design” veya Türkçe karşılığı olarak “hukukta tasarım”, globalde yaklaşık 7-8 yıldır var olan, Türkiye’de ise yeni yeni yerini bulmaya başlayan bir hukukta inovasyon metodudur.

Kimden: EBRU METİN
Tarih : 14 Aralık 2021
Kime : Genç Hukukçu
Konu : YENİ BİR YAKLAŞIM: HUKUKTA TASARIM METODU (LEGAL DESIGN)

Legal design” veya Türkçe karşılığı olarak “hukukta tasarım”, globalde yaklaşık 7-8 yıldır var olan, Türkiye’de ise yeni yeni yerini bulmaya başlayan bir hukukta inovasyon metodudur.

 

TERMİNOLOJİ: NEDEN “HUKUKTA TASARIM”?

Hukuk tasarımı veya hukuki tasarım ifadeleri yerine, hukukta tasarım teriminin tercih edilmesinin sebebi, bu metot çerçevesinde temel olarak insan odaklı tasarım ilkelerinin hukuk alanında uygulanıyor olmasıdır. Bu yaklaşımdan hareketle hukukta tasarım, bu alanın öncülerinden olan Margaret Hagan tarafından, hukuk alanında insan odaklı tasarım ilkeleri uygulanarak kullanıcılar için kullanışlı, yararlı ve memnuniyet verici çözümlerin üretildiği bir metot” olarak tanımlanmaktadır. Bu alandaki en önemli kaynaklardan biri olarak, alıntı yaptığımız tanımın da yer aldığı, Margaret Hagan’ın Law by Design isimli açık erişimli web sitesi gösterilebilir. (Bkz. Kaynakça)

BEŞ AŞAMALI BİR PROBLEM ÇÖZME METODU

Özünde hukukta tasarım, beş aşamadan oluşan bir problem çözme metodudur. İlk aşamayı KEŞİF aşaması oluşturur. Keşif aşamasında, kullanıcı araştırmaları, sistem haritalama, paydaş haritalama, masaüstü araştırma gibi çeşitli aktivitelerle, problemden etkilenen kişiler ve bu kişilerin içinde bulundukları sisteme dair bilgi toplanır.

İkinci aşama olan SENTEZLEME aşamasında, tüm bu bilgiler değerlendirilip analiz edilir. Analiz aşamasında personalar oluşturulur, problem tanımlanır ve bir sonraki aşama için veriler anlamlı şekilde yeniden düzenlenir. Persona ile kastedilen kişi profilleridir. Bunlar, özellikle çözüm önerilerinin insan odaklı olmasına yardımcı birer etken olarak değerlendirilebilir.

Bir sonraki aşama ise PROTOTİPLEME aşamasıdır. Bu aşamada, çalıştay formatında tüm katılımcılar oldukça çok sayıda çözüm önerisi üretir. Takiben de bu öneriler değerlendirilip, içlerinden biri seçilerek, prototipi yapılır.

Dördüncü ve beşinci aşamalarla ise, prototip kullanıcılarla TEST edilir, geri bildirimler alınır ve GELİŞTİRMELER yapılır.

Eğer prototip beğenilmezse, tekrar üçüncü aşamaya dönülerek yeni bir çözüm önerisi üzerinden prototip üretilerek dördüncü ve beşinci aşamaların yeniden uygulanması, bu metodun en önemli özelliklerinden biridir.

HUKUKTA TASARIM METODUNUN TÜRLERİ

Margaret Hagan’ın yukarıda yer verdiğimiz tanımlamasına uygun olarak beş farklı hukukta tasarım türü olduğunu görüyoruz.

Bunlar: Hukuki bilgi tasarımı, hukuki ürün tasarımı, hukuki servis tasarımı, organizasyonel tasarım ve sistem tasarımı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şimdi bunlara kısaca biraz daha yakından bakalım:

  • Hukuki bilgi tasarımı, özünde hukuki bilgilerin kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden tasarlanmasıdır. Bu türün özellikle, hukuki bilgilendirme metinlerinde uygulandığını görmekteyiz. Bir örnek olarak Juro’nun Stefania Passera tarafından tasarlanan gizlilik politikası (Bkz. Kaynakça)
  • Hukuki ürün tasarımı kapsamında, müvekkillerin veya vatandaşların hukuki bilgileri kolaylıkla özümsemelerini, haklarını anlamalarını ve bunları kullanmalarını kolaylaştırıcı ürünler dikkate alınabilir. Haklarını Bil” uygulamaları, sözleşme tasarımları, hukuki bilgilerin yer aldığı rehberler bu türün örnekleri olarak gösterilebilir.
  • Hukuki hizmet tasarımında ise, hukuki hizmetlerin kullanıcılar bakımından en kullanışlı şekilde tasarlanması unsuru ön plana çıkmaktadır. Son dönemde popülarite kazanan hukuki bilgi güncellemelerinde görselleştirme, podcast veya başka görsel-sesli iletişim formatlarının kullanımı veya müvekkillerle iletişimde kullanılan teknolojik araçların artması bu tür kapsamındaki bazı örnekler olarak gösterilebilir.
  • Organizasyonel tasarım ise, insan kaynağının hukuki hizmetlerin verilmesinde en iyi şekilde değerlendirilmesi ve farklı disiplinlerden gelen hizmet verenlerin aynı çatı altında toplanarak organize edilmesi şeklinde değerlendirilir. Bu kapsamda, tasarımcılar, endüstri mühendisleri veya başka disiplinlerden gelen diğer uzmanlarla multidisipliner ekipler kurarak çalışan hukuk bürolarını örnek
  • Sistem tasarımı ise, hukukun bütününde yapılan sistemsel değişikliklerin tasarımı olarak ele alabiliriz. Tüm sistemde değişiklik ve etki yaratan bir çözüm olarak nitelendirilebilecek UYAP’ın bu kapsamda öne çıkan örneklerden biri olduğu söylenebilir. Kanada’daki British Columbia Civil Resolution Tribunal da fiziki hiçbir yeri olmayan bir resmi uyuşmazlık çözüm mercii olarak farklı bir örnek teşkil etmektedir. ( Kaynakça)

 

BİR PROBLEM ÇÖZME METODU OLARAK HUKUKTA TASARIMIN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR

Bu metot öncelikle insan odaklı olması nedeniyle hem vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmakta hem de müvekkillerin hizmetlere daha etkin ve verimli erişimini sağlamaktadır.

Yaratıcılığın esas olduğu bu metot, aynı zamanda hukuki hizmet verenlerin de daha sürdürülebilir ve yaratıcı çözümler üretmelerini sağlayarak onların kişisel gelişimlerine de katkıda bulunmaktadır.

Hukukta tasarımın bir diğer avantajı ise kendini dijital dönüşüm süreçlerinde gösterir. Hukuk teknolojisi entegrasyonu öncesinde bir hazırlık aşaması olarak kullanılabilen bu metot, hukuk teknolojisi entegrasyon süreçlerini kolaylaştırabilmektedir. Hukuk teknolojilerine ilişkin araştırmalardan biri olan 2020 Wolters Kluwer araştırması, özellikle pandemi sonrasında sözleşme yönetimi süreçlerinde teknolojik çözümlere ilişkin yatırımların önemli ölçüde artmakta olduğuna dair verilere ulaşmıştır. (Bkz. Kaynakça)

Bu metodun bir yararı da interaktif olması dolayısıyla, her zaman geriye dönülerek hukukçuların hızlı bir biçimde farklı çözümler üretebilme kapasitesini artırmasıdır. Ayrıca tasarımcıların ve hukukçuların bir arada çalıştığı örneklerde olduğu gibi, multidisipliner çalışmalara alan açan bir metottur.

 

BU ALANDA ÇALIŞMAK İSTEYEN HUKUKÇULARA ÖNERİLERİM

Hukukta tasarım alanında çalışmak isteyen hukukçular, açık erişimli kaynakları ve diğer hukukta tasarımcıların çalışmalarını takip etmek ve ilgili yayınları okumakla işe başlayabilirler. Bu sayede öncelikle bu metodun potansiyel olarak hangi alanlarda kullanılabileceği ve başarılı olduğu örnekler konusunda bilgi edinebileceklerdir.

İlgilenenlerin ikinci aşamada, Mural, Miro, Canva gibi ortak çalışma ve görselleştirme uygulamalarını öğrenmeleri yararlı olacaktır. Özellikle Mural ve Miro, beyin fırtınası yapmak, farklı fikirleri bir araya getirerek çözüm üretmek açılarından çok faydalı olan ve globalde de bu alanda çalışan kişiler tarafından sıklıkla kullanılan uygulamalardır.

Bunlar haricinde metot olarak süreç haritalama, karar ağaçları hazırlama, tasarım odaklı düşünme eğitimleri, görsel düşünme egzersizleri, eskiz yaparak not alma ve en önemlisi yeni deneyimlere açık olma yapılabilecek diğer çalışma ve gelişme örnekleridir. Hukukta tasarıma ilgi duyan kişilerin özellikle keşfederek ilerlemelerini sağlayacak İngilizce kaynakların son derece fazla olduğunu da eklemek isterim. Bu alandaki çalışmaların çoğunun İngilizce olduğu düşünüldüğünde, eğer İngilizce hakimiyeti konusunda eksiklikler varsa öncelikle bu konunun üzerine gidilmesi de faydalı olacaktır.

Sonuç olarak, hukukta tasarımla ilgilenmek isteyenlerin öncelikle keşfetmek için yola çıkmalarını, farklı kaynaklardan faydalanarak denemeler yapmalarını öneriyorum. Bu metodun en güzel yönlerinden biri de sonuca ulaşmak için birden fazla yolun olabileceğini görmemizi sağlayarak, farklı metotları denemekte özgür olduğumuzu bize hissettirmesi.

Herkese keyifli keşifler ve sevgiler!

Kaynakça:

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.