18 Ocak 2022 Salı
Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM & CANSU YİTMEN
Tarih : 18 Ocak 2022
Kime : Genç Hukukçu
Konu : TIBBİ CİHAZ SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN DONANIMLI ve BAŞARILI BİR IN-HOUSE AVUKAT İLE SÖYLEŞİ – II. BÖLÜM

Bu söyleşinin konuğu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2007-08 dönemi Borçlar Hukuku Özel Hükümler dersinden sevgili öğrencim ve çok değerli meslektaşım Av. Cansu Yitmen’e, in-house avukatlık ile ilgili sorularımı yanıtladığı için içtenlikle teşekkür ederim. Ayça Akkayan Yıldırım

 

SÖYLEŞİNİN I. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Çalışma ortamınızı ve kurumsallık kültürünü nasıl tanımlarsınız?

Uzmanlık ve deneyimi paylaşmaya önem veren çalışma ortamımı nezih, dinamik ve keyifli olarak tanımlayabilirim. Kurumsallık ise aslında bir şirketin kurumsal yönetimin dört ana ilkesini, kültürüne ne derece yansıttığı ve yaşattığı ile doğrudan ilişkili bana göre. Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerini odağında tutan bir şirket, sürdürülebilir bir kurumsal kültür yaratabilir ve bu ilkelerin hâkim olduğu iş ortamında çalışmak bir şanstır.

 

Kurumsal olarak meslek içi eğitim ve gelişime yönelik girişimler var mı? Neler?

Kişisel Gelişime yönelik farklı eğitim programları olduğu gibi, Şirketin üyesi bulunduğu dernek ve sair kuruluşların eğitim ve seminerlerine de katılma olanağım oluyor. Hukuk özelinde de meslek içi eğitimle alakalı katılmak istediğim sertifika programlarına katılmama imkân sağlanıyor. Örneğin en son Bilgi Üniversitesi’nin Rekabet Hukuku Sertifika programına şirketimin desteği ile katıldım.

 

Meslek ile ilgili olarak keşke in-house avukat olmadan önce bilseydim dediğiniz ne/neler var?

Hukuk bürolarının iç işleyişini daha çok deneyimlemiş olmayı dilerdim. İç işleyişlerinin nasıl olduğunu daha iyi biliyor olsaydım, hukuk hizmeti alınan bürolardan aldığım desteği daha verimli kılmak için alternatif yöntemler geliştirebilirdim.

 

In-house avukatlık pozisyonlarını düşünmek için uygun zamanlama sizce nasıl olmalı?

Öğrencilikteki staj imkânları bence kesinlikle bu anlamda doğru değerlendirilmeli. Mezun olmadan önce, 2. Sınıftan itibaren hem hukuk bürosu hem de şirket hukuk departmanlarında staj yapma imkânları araştırılmalı diye düşünüyorum. Zorunlu staj döneminin de benzer şekilde değerlendirilmesi mümkün. Hukuk bürosu deneyimi elde ettikten sonra in-house olmak zamanlama ve sıralama olarak önereceğim yol olur. Masanın diğer tarafını deneyimlediğinizde daha verimli ve etkin bir hukuk departmanı işleyişi kurulabileceğini düşünüyorum.

 

Şirketlerin hukuk birimlerinde işe yeni başlayacak genç avukatların önündeki imkanlar neler?

Öncelikle çok daha reel bir deneyim elde etme imkânına kavuşacaklarını düşünüyorum. Anı anda hem müvekkil hem avukat olmak diye özetleyebileceğim bir hisle iş hayatını deneyimlemek oldukça zenginleştirici ve aydınlatıcı bir başlangıç olacaktır. İşe başlanan şirketin hukuk hizmeti aldığı hukuk bürolarının uzmanlığından birinci elden yararlanma imkânı da bence çok önemli bir imkân. Hukuk fakültesindeki pratik çalışma öğretisinden bir benzetme yapmak gerekirse; pratik çalışmanın içinde ilk elden ve 360 derece çözümleme yapabilmek, teoriyi pratiğe dökmek için çok faydalı oluyor. Şirketlerde de zaman yönetimi ve önceliklendirme yapmak kolay iş diyemem ama gözlemlediğim ve deneyimlediğim kadarı ile hukuk bürolarına kıyasla kişinin kendi zamanını yönetmesine daha elverişli bir ortam söz konusu. Kompleks ve dinamik dünyamızda hukuk hizmetlerinden beklentinin ticari partnerlik seviyesine gitgide daha fazla yaklaşması da in-house tecrübeyi cazip kılan başka kritik bir nokta bana göre.

 

Halen bağlı ya da serbest olarak avukat olarak çalışmakta olan ve in-house bir pozisyona geçmeyi düşünen meslektaşlara bu geçiş bakımından ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Henüz bu geçişi yapmamış ancak bu geçişe hazırlanan meslektaşlara, hizmet sundukları in- house avukatların beklentilerine odaklanma imkânını es geçmemelerini hatırlatmak isterim. Kendilerine iletilen taleplere ilişkin hukuki analizin yanında şirketin içerisinde tam olarak hangi amaca hizmet ettiklerini, iletecekleri görüşün neyi amaçladığını daha derin sorgulayabilirler. Örneğin görüş ilettikleri bir sözleşmenin finalize edilmiş halini talep etmiyorlarsa talep edip, şirket avukatının yapılan çalışmaya dair revizyonlarını ve eklemelerini inceleyebilirler. Böylelikle in-house bakış açısını gözlemleme şansları olur. Bir de şirket avukatlığında önleyici hukuk faaliyetinin daha fazla odakta tutulduğuna inanıyorum. Bu sebeple önlerine gelen somut uyuşmazlıklarda “Ne yapılmamış olsaydı ya da ne yapılarak bu uyuşmazlık önlenebilirdi?” sorusunu daha sık sormak faydalı olabilecektir.

 

In-house avukat olarak mesleki faaliyet göstermeyi planlayan hukuk öğrencilerine kariyer tavsiyeleriniz neler?

Öğrencilik dönemindeki staj imkânlarını olabildiğince zorlamalarını öneririm. Genelde daha az kadro ayrılan hukuk departmanlarında öğrenmeye hevesli ve gözlemleme arzusu olan genç hukukçuların katkı sağlayabileceği çok fazla operatif konu ve iş olabiliyor. Şirketler Hukuku’na yönelik faaliyetleri anlamak, in-house görev tanımına giren sorumlulukları anlayabilmek adına hedefledikleri Şirket profillerinin yönetim kurulu yapılarını, kaç tane iştirakle, şubeyle faaliyet gösterdiklerini araştırabilir, ticaret sicil kayıtlarından yakın geçmişteki şirketler hukuku faaliyetlerini inceleyebilirler. Daha önceki sorularda da ilettiğim üzere, halka açık şirketlerin kamuyu aydınlatma platformunda yayımladıkları yıllık faaliyet raporlarını inceleyebilir, aynı platformda şirketlerin özel durum açıklamalarından genel kurul süreçlerini, kar dağıtım vb. birçok önemli konuyu takip edebilirler. Rekabet Kurulu Kararlarının da hedef sektörlere dair çok faydalı bir kaynak olabileceğine inanıyorum. İngilizce konusunda gelişim ihtiyacı varsa, geçiş aşamasındaki en önemli hedeflerden biri de bu konuda efektif biçimde aksiyon almak olmalı. İş hayatının dinamik akışına katılmadan önce imkân varsa yabancı dil konusunu halletmek avantajlı olacaktır.

 

In-house avukat olarak işe almalarda adaylar değerlendirilirken sizce aşağıdaki faktörlerden hangileri, ne derece etkili oluyor?

 

  • Lisans not ortalaması – Geçmişe kıyasla hukuk fakültelerinin sayısındaki artış bu kriterin değerlendirmedeki önemini zayıflattı bana göre. Mülakatlarda sözlü ya da yazılı şekilde soru cevap şeklinde değerlendirme süreçlerinin işletildiğine de tanık oldum.
  • Lisans üstü eğitim yapmış olmak – Kişinin azmine dair bir gösterge olmakla birlikte, olmazsa olmaz diyebileceğim bir faktör ya da kriter olduğunu düşünmüyorum.
  • Kurum kültürüne uygun olmak – Bazı yetkinlikleri taşıyor olmak şirketlerin işe alım süreçlerinde önemli sayılabilecek Kurumların internet sitelerinde yer alan vizyon misyon gibi belli başlı kurumsal veriler dışında hangi yetkinliklerin şirkette yaratılmaya ya da yaşatılmaya çalışıldığını öğrenmek ve bu yetkinliklere dair taşınan özellikleri mülakatlardan önce düşünmek faydalı olacaktır.
  • Mesleki tecrübe – Belirli bir seviyede tecrübeli olunması elbette başvurulan pozisyona dair iş ilanında bir kriter olarak yer alır. Ancak birebir aynı tecrübe söz konusu olmasa bile bazen öğrenmeyi öğrenmiş ve azimli bir profil daha tercih edilesi olabilir. Bu anlamda kişinin gelişimi hedeflemiş bir geçmişi olması ve özgeçmişinin bunu yansıtması bence çok kıymetli.
  • Yabancı dil yeterliliği – In-house avukatlık için bence çok önemli bir faktör. Advanced olmasa bile upper intermediate bir seviyenin yakalanmış olması önemli bir avantaj olacaktır. Kariyerinizin birçok şirkette deneyim elde ederek şekillenebileceğini düşünürsek, kendi alternatif havuzunuzu yabancı dili çözerek genişletebilirsiniz.
  • Referans – Referans genelde teklif aşamasından hemen önce, aslında seçildikten sonra yapılan bir sağlama olarak işletiliyor. İyi bir referans seçime dair işverenin aldığı kararı pekiştiren tamamlayıcı bir faktör.
  • Çalışma etiği – Bence çok önemli bir faktör. Şirketler işe aldıkları kişilere yatırım yapmaya hevesli olduğu kadar, yaptıkları yatırımın fayda maksimizasyonuna da değer verirler. Çalışma etiğinin sağlam olması bu süreçte karşılıklı tesis edilecek iş ve güven ilişkisinin kurucu unsurlarından biri.
  • Mesleki heves – Burada sayılanlardan belki de en önemlisi bana göre bu faktör. Mesleki merakı, hevesi ve öğrenme azmi olan birine her daim güvenebilir, bir işi teslim ettiğinizde en iyisine ulaşmak için çabalayacağını bilirsiniz.

 

Pandeminin mesleki anlamda in-house avukatlar için yaratabileceği yeni imkanlar ve getirebileceği yeni riskler sizce neler?

Pandemi yüzyüze iletişim imkânlarını oldukça azalttı. Dolayısı ile şirketler alacakları hukuki hizmetin kendi sorun ve hedeflerine uygunluğundan emin olmak için in-houselarla olan iletişimde daha rahat hissettikleri bir döneme girdiler bana göre. Öte yandan ekonomik zorlanmaların da yadsınamayacağı bir pandemi dönemindeyiz. Bu anlamda hukuk hizmetlerine ayrılan bütçeler de baskı altında. Hukuk hizmetinin bir ürün olduğunu düşünürsek; hasat için önce sorunu anlatmak, sorunun anlaşıldığından ve üretilen çözümün soruna en uygun çözüm olduğundan emin olmak gibi bir yatırım maliyeti var. In-house’lar zaten içeride olduğundan bu maliyetin büyük bir kısmına katlanmadan sadece uzmanlık ve ikinci görüş gereken durumlarda hukuk bürolarına gitmek daha tercih edilesi olmaya başlayacak diye düşünüyorum.  Hukuk büroları ile iş birliği gereği hep olacak ama bazı süreçler şirket in-houselarının yönetiminde daha verimli yönetildiğinde, maliyet açısından daha fazla tercih edilmeleri söz konusu olabilir.

 

Pandemi sonrasında in-house çalışma şartları ve tarzı kalıcı şekilde etkilenecek mi? Nasıl bir yakın gelecek öngörüyorsunuz?

Pandeminin dijitalleşmedeki hızı ne kadar arttırdığı apaçık bir gerçek. Mesleki eğitimler, seminerler daha ziyade online webinarlarla organize ediliyor. Toplantılar, müzakereler online platformlarda gerçekleştiriliyor. Çalışma şartları bu anlamda çok değişti ve halen değişiyor.  Uzaktan ve hybrid çalışma modellerinin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Bu da ev-ofis kavramını in-houselar için mümkün hale getirdi ve getirmeye devam edecek. Dijitalleşmedeki hız sözleşme yönetim süreçlerine dair yapay zekâ uygulamalarında da gelişimi de hızlandırdı. Bugün belirli taslak sözleşmeleri uygulamalar üzerinden hazırlayabiliyor, onay süreçlerini yine yapay zekâ yardımı ile takip ediyoruz. Yakın gelecekte teknoloji dilini iyi konuşan ve bu konuda gelişime açık in-house avukatların daha çok tercih edileceği bir döneme gireceğimizi düşünüyorum, hatta sanırım o dönem geldi çattı bile:)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir