8 Haziran 2021 Salı

Hukuk fakültesi öğrencileri için yaz stajı dönemi başlıyor. Yaz stajı, öğrencilerin (genellikle) ücretsiz çalışma suretiyle staj yerlerindeki mesleki faaliyetlere ilişkin uygulama tecrübesi kazanmaları şeklinde algılanıyor. Acaba kaç yaz stajyeri bakımından bu gerçekleşiyor?

Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM
Tarih : 8 Haziran 2021
Kime : Genç Hukukçu
Konu : YAZ STAJLARINDAN EN İYİ ŞEKİLDE YARARLANMA YÖNTEMLERİ

Hukuk fakültesi öğrencileri için yaz stajı dönemi başlıyor. Yaz stajı, öğrencilerin (genellikle) ücretsiz çalışma suretiyle staj yerlerindeki mesleki faaliyetlere ilişkin uygulama tecrübesi kazanmaları şeklinde algılanıyor. Acaba kaç yaz stajyeri bakımından bu gerçekleşiyor?

Kaldı ki ideal amaç, belirli bir işin nasıl yapıldığının öğrenilmesinin ya da sadece karar araştırması veya tercüme yapmanın ötesinde olmalı. Hukuk öğrencisi yaz stajyeri olarak mesleki faaliyetlere bizzat katılmak, bu faaliyetler üzerinde derinlemesine düşünmek ve mentor desteği de alarak değerlendirmeler/analizler yapmak suretiyle profesyonel hedeflerini netleştirebilmeli.

New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde dönemsel çıkarılan dergilerden birinin son sayısında, Vanderbilt Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Vanderbilt Law School) hocalarından Spring Miller tarafından kaleme alınmış makaleyi okuduğumda kendime şu soruyu sordum: Yaz stajları, öğrencilere, staj yerlerinde yaptıkları mesleğe ve uygulamaya ilişkin gözlemleri bütünsel olarak değerlendirerek realistik çıkarımlar yapabilmeleri ve profesyonel hayatlarına yön verebilmeleri konusunda ne derece katkı sağlıyor?

Ülkemizdeki yaz stajlarına ilişkin değerlendirmelerime geçmeden önce, Miller’in sözünü ettiğim makalesine değinmek istiyorum.

(Miller, “The Generalist Externship Seminar: A Unique Curricular Opportunity To Teach About the Legal Profession”, 27 Clinical Law Review, 279 (2021) )  

Miller bu makalesinde, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birçok hukuk fakültesinin müfredatında yer alan ve benim de Boston Üniversitesi’ndeki ziyaretçi öğretim üyeliğim esnasında gözlemlediğim, çalışma tecrübesi ile fakülte içi akademik seminerleri birleştirerek öğrencilere ders kredisi de kazandıran programların (Externship Seminars) hukuk eğitimindeki yerini ve etkilerini irdeliyor.

 

“Externship Seminar” programları nasıl işliyor?

“Externship”, “Hukuk Klinikleri”nden farklı. Bilindiği üzere kliniklerde öğrenciler kampüste, gruplar halinde çalışıyorlar ve kendilerine danışmanlık yapan hocanın uzmanlık alanına giren uygulama alanında ve onun denetiminde müvekkilleri (danışanları) temsil ediyorlar.

Externship’in çalışma ayağı ise kampüs dışında gerçekleşiyor. Programa katılan öğrenciler genellikle bir hukuk bürosunda, bir avukatın doğrudan gözetim ve denetimi altında çalışıyor, gerçek hukuki işlerle ilgileniyorlar. Her fakültenin uygulaması nüanslar içerse de, yerleştirmenin, fakültenin bu program için ortaklık yaptığı bürolardan/kurumlardan birine yapılması ya da öğrencinin kendi imkanını kendi yaratması genelde mümkün oluyor. Yerleştirmenin avukatlık bürosu yerine bir şirketin hukuk bölümüne, bir hakimin yanına ya da bir devlet dairesine, hatta bir uluslararası kuruluşa yapılması dahi söz konusu olabiliyor. Önemli olan çalışmanın American Bar Association ve öğrencinin kayıtlı olduğu fakültenin belirlediği yerleştirme, gözetim/denetim vs. şartlarını karşılaması. Çalışma ücretli ya da ücretsiz olabiliyor. Çalışmayı gözlemleyen/denetleyen kıdemli uygulamacı da geri bildirimlerini düzenli olarak öğrenciye ve fakültesine iletiyor.

Programın ikinci ayağı olarak her öğrencinin uygulama tecrübesi (çalışması) zorunlu bir seminer ile destekleniyor. Bir başka ifadeyle bu programlar, çalışma tecrübesi ile not verilen bir akademik çalışmanın (ders ya da seminer olarak adlandırılabiliyor) bütünleştirilmesinden oluşuyor. Programın akademik kısmını teşkil eden seminerde ise öğrenciler çalışma tecrübeleri üzerinde derinlemesine düşünüyor, değerlendirmeler ve çıkarımlar yapıyorlar. Genellikle haftalık olarak küçük gruplar halinde toplanılıyor. Öğrencilerden deneyimlerine ilişkin günlük tutmaları, haftalık birkaç sayfalık yazılı raporlar sunmaları, sözlü sunumlar hazırlayarak bunları birbirleriyle ve danışman hocalarıyla paylaşmaları vb. çalışmalar bekleniyor.

Netice itibariyle bu tür bir programa katılan hukukçu adayları:

  • Çalışma esnasındaki kendi rollerini, çalıştıkları kurumların iç yapısı ile işleyişini ve hiyerarşiyi, karşılaştıkları uyuşmazlıkları ve çözümleri, semineri/dersi yürüten hocalarının da yönlendirmesiyle sistemli şekilde ve birbirleriyle karşılaştırarak irdeliyorlar;
  • Kendilerine verilen okumaları yapıyor, diğer yazma sorumluluklarını dönem boyunca tamamlıyorlar;
  • Öz değerlendirme yapmaya, kendi (realistik) kariyer hedeflerini belirlemeye çalışıyorlar.

 

İşte Miller, yukarıda yukarıda atıf yaptığım çalışmasında, deneyime dayalı birer öğrenme aracı olarak tasarlanmış olan bu tür entegre programların (bir tür staj+seminer), hukuk uygulaması ile mesleğin inceliklerinin öğrenilmesinde oldukça etkili birer araç olduklarını savunuyor. Bu uygulamaların, mesleki becerilerin geliştirilmesi ve profesyonel kimliğin kazanılması bakımlarından öğrencilere önemli katkılar yapabileceğini söyleyerek, hafife alınmamaları gerektiğini vurguluyor. Programların gerçek amacına ulaşabilmesi için de staj ile bütünleşen seminerlerde izlenebilecek yöntemlere ilişkin geliştirme önerilerinde bulunuyor.

Miller’in önerilerine katılmakla birlikte bu paylaşımda bunların ayrıntılarına girmeyeceğim. Burada vurgulamak istediğim, bireysel çabalarla ve yöntemsiz olarak organize edilen stajların öğrenciler bakımından “ideal amaca” ulaşmaya hizmet edip etmediğinin sorgulanması gerektiği.

Yukarıdaki örnekteki gibi akademik çalışma/irdeleme süreci ile bütünleştirilmiş bir programın dahi gerçekten amaca ulaşabilmesi için hem çalışma hem de seminer (değerlendirme/çıkarım) adımlarının günümüz koşulları, gelişmeler ve hukukçu adayının özellikleri çerçevesinde titizlikle yapılandırılması/yönlendirilmesi gerekiyor. Amerika’daki hukuk fakülteleri bunlar ve benzeri kaygılar çerçevesinde Externship Seminar programlarını tartışıyor, revize ediyor, geliştiriyorlar.

 

DENEYİME DAYALI BİRER ÖĞRENME ARACI OLAN YAZ STAJLARI DA AYNI BAKIŞ AÇISIYLA PLANLANMALIDIR

Deneyime dayalı birer öğrenme aracı olan yaz stajlarının da aynı bakış açısıyla planlanması, sahadaki çalışmaya ilişkin gözlem ve deneyimin bütün yönlerinin detaylı olarak incelenmesine ve mütalaa edilmesine (üzerinde düşünülmesine) de aynı derecede önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizdeki bazı hukuk fakültelerinde staj-sertifika programları uygulanıyor olabilir. Ancak hukuk öğrencilerinin ne kadarı böyle bir imkândan yöntemli şekilde faydalanabiliyor?

Hukuk fakülteleri, geleceğin hukukçularına, mesleki faaliyetlerin nüanslarını kavrayabilecekleri ortamlar sağlama sorumluluğu altındadır. Bu bakımdan belirttiğim tarzda programların hukuk fakültelerince oluşturulması elbette ideal olan senaryo. Böyle bir program oluşturulduğunda da hem fakültedeki danışmanın hem de yanında staj yapılan uygulamacının, sürece etkin (programın amacına hizmet edecek şekilde) katılımlarının önemi tartışmasız.

Bu tarz programlar sunmayan fakülteler bakımından müfredatta değişikliğe gidilmesi ve/veya özel programlar açılarak çeşitli imkânlar yaratılması değerlendirme/plan aşamasındayken, en azından (varsa) fakülte danışmanlarıyla iki haftada bir yapılacak görüşmeler organize edilmesi ile başlanarak öğrencilerin yaz stajı deneyimlerini daha sistemli ve gerçekçi değerlendirmelerine destek verilebilir. Öğrencilerin çalışma tecrübelerini ve staj süreci analizlerini yazılı ve sözlü olarak sistemli şekilde aktarmaları, bunları akranları ve danışmanlarıyla tartışarak farklı geri bildirim ve yorumlar almaları, bireysel farkındalıkları bakımından çok olumlu etkiler yaratabilir.

 

Yaz stajyeri öğrenci staj başvurularında nelerden kaçınmalı?

  • Başvurularını çok geç yapmaktan.
  • Az sayıda başvuru yapmaktan.
  • Gerekli araştırma ve hazırlığı yapmadan, özensiz başvurmaktan.
  • Başvurduğu her büroya/kuruma aynı başvuru metnini ve/veya ekleri göndermekten. (Araştırmanızı yapın!)
  • Başvuru ilanlarındaki (varsa) yönergelere uymamaktan.
  • Mülakat yapılması halinde kendini anlatamamaktan. (Kendinizi anlatabilmek için önce anlamış olmanız gerekli. Klişelerden kaçının!)

 

Yaz stajyeri öğrencinin ana amaçları neler olmalı?

  • Bizzat çalışarak ve staj ortamı ile faaliyetlerini derinlemesine analiz ederek kişisel kariyer hedeflerini geliştirebilmek ve (mümkünse) netleştirebilmek.
  • Mesleki/etik sorumlulukları ve profesyonelliği gerçek uygulama bağlamında kavramaya başlayabilmek.
  • Staj süresince yapabildiklerini ve yapamadıklarını objektif olarak değerlendirebilmek.
  • Hukuki yazma ve sözlü iletişim becerilerini geliştirebilmek.
  • Çalışma yerindeki uzmanlık alanına ilişkin konularda daha derin maddi/usulî hukuk bilgisi edinmek.
  • Mesleğe ve hukuki kurumlara ilişkin gözlemlerine dayalı değerlendirme ve analizler yapabilmek.

 

Yaz stajyeri öğrenci bu amaçlara ulaşmak için nasıl bir yöntem izleyebilir?

  • Yaz stajyeri öğrencilerin hem stajlarını gözlemleyen/denetleyen kıdemli avukattan/hukukçudan, hem de (varsa) fakültedeki danışman hocasından (ya da hocalarından birinden) çift yönlü destek alabildiği bir yöntem izlemesi (izleyebilmesi) en yararlı sonuçları verecektir.
  • Elbette ideal olan bu organizasyonun hukuk fakültelerince sağlanması, bu amaçla yapılandırılmış deneyime dayalı entegre öğrenme programlarından yararlanmanın mümkün olmasıdır (tıpkı staj ile paralel olarak hocaların mentorluğunda yürütülen seminerler örneğinde olduğu gibi). Fakültenizde böyle bir program sunuluyorsa değerlendirmenizi öneririm.
  • Böyle bir programdan yararlanmak mümkün değilse, öğrenciye, staj tecrübelerini yazılı ve sözlü olarak sistemli şekilde fakülte danışmanına (ya da hocalarından birine) aktarabileceği imkânlar yaratılmalıdır. Öğrencilerin spesifik bir fakülte danışmanı olmadığı durumlarda, kendilerinin mentor olarak benimseyebilecekleri bir hoca ile iletişime geçmekten çekinmemeleri gerektiğini vurgulamak isterim. (Öğrenci olarak sizden üzerinde düşünülmüş, gerekli alt yapısı hazırlanmış bir talep gelmezse kimse size yardım edemez!)
  • Özellikle değerlendirme/analizlerin yazılı olarak sunulduğu kısa, sistemli çalışmalar yapılması ve danışmanın (ya da bir hocanın) yorumlarının alınması çok yararlı olacaktır. Bu yöntemin, yazarken (sistemli yazmaya çalışırken) daha detay odaklı düşünmeyi sağlayacağını ve bu paralelde kişisel farkındalığı arttırarak hukukçu adayının gelecekteki profesyonel gelişimini yönlendirebilmesine de katkı yapacağını düşünüyorum.
  • Hukuki yazma becerilerinin geliştirilmesinin anahtarına gelince: Stajı gözlemleyen/denetleyen hukukçunun/avukatın detaylı geri bildirimlerini almak ve sonrasında bunları doğru şekilde değerlendirebilmek, üzerinde çalışmak en etkin yoldur.
  • Stajyer öğrencilerden oluşan, sürdürülebilir, düzenli toplanan çalışma/tartışma grupları oluşturarak (yazılı ve sözlü) sistemli deneyim değiş tokuşu yapmalarının sağlanması da (özellikle bu çalışma gruplarına hocaların mentorluk etmesi sağlanabiliyorsa) oldukça olumlu katkılar yapabilir. (Dozu ayarlanamayan rekabetin getirebileceği zarar ile önerilen tarzda bir paylaşma ortamının sağlayacağı katkının karşılaştırmalı olarak değerlendirilebilmesi çok önemli!)

 

Yaz stajınızın, staj yerlerinde yaptığınız mesleğe ve uygulamaya ilişkin gözlemleri bütünsel olarak değerlendirerek realistik çıkarımlar yapabilmenize ve profesyonel hayatınıza yön verebilmenize ne derece katkı sağladığını sorgulayın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir