2 Kasım 2021 Salı

Uluslararası Ticari İlişkiler/Sözleşmeler alanında bir kariyere yönelik DENEYİME DAYALI BİLİNÇLİ ÖĞRENMEYE daha hukuk fakültesi sıralarında başlayabilmenizde ve HEDEFE YÖNELİK GELİŞİM PLANINIZI oluşturmanızda yol gösterici olabilecek tespit ve öneriler, serinin bu son bölümünde de devam ediyor.

Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM
Tarih : 2 Kasım 2021
Kime : Genç Hukukçu
Konu : ULUSLARARASI TİCARİ İLİŞKİLER/SÖZLEŞMELER ALANINDA BİR KARİYER Mİ HEDEFLİYORSUNUZ? – III. BÖLÜM

I. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

II. BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

DEVAM ETMEDEN ÖNCE HAFIZAMIZI TAZELEYELİM:
Uluslararası Ticari İlişkiler/Sözleşmeler alanında bir kariyere yönelik DENEYİME DAYALI BİLİNÇLİ ÖĞRENMEYE daha hukuk fakültesi sıralarında başlayabilmenizde ve HEDEFE YÖNELİK GELİŞİM PLANINIZI oluşturmanızda yol gösterici olabilecek tespit ve öneriler, serinin bu son bölümünde de devam ediyor.

 

ÜST DÜZEYDE İNGİLİZCE HAKİMİYETİ BU ALANIN OLMAZSA OLMAZIDIR

Sözleşme hazırlama, inceleme, revize ya da müzakere etme, bunlara ilişkin uyuşmazlıkları yönetme işlerinde dilin bir iletişim aracı olmaktan çok daha fazlasını temsil ettiğini her zaman vurguluyorum. Bu tespitim sözleşme hangi dilde olursa olsun geçerli. Uluslararası ticari ilişkiler/sözleşmeler alanında mesleki faaliyet gösteren hukukçular/avukatlar bakımından ise İngilizcenin mesleki düşünme/yaratım sürecinin çok önemli bir parçası olduğunu tereddüt etmeden söyleyebilirim (bkz. 16 Ocak 2021 tarihli paylaşım).

İngilizce yeterliliğinizi geliştirdikçe kavramlar daha açık ve net hale gelecek ve hazırladığınız/revize ettiğiniz sözleşmenin özü de buna paralel olarak gelişecek, iyileşecek. Aynı tarz gelişme, bir uyuşmazlık öncesinde ya da sonrasında önünüze gelen bir sözleşmeyi değerlendirmeniz/yorumlamanız bakımından da söz konusu olacak.

O halde olmazsa olmaz olan her zaman karşımıza çıkan İngilizce yeterliliğini sağlamak. Bu çok emek isteyen bir yatırım. Size işe gir yavaş yavaş İngilizcede kendini geliştirirsin, işleri yapa yapa dili öğrenirsin diyenlere inanmayın. Bu söylemler ancak zaten belirli düzeyde dil hakimiyeti olan kişilerin mesleki anlamda formasyon kazanmaları bakımından geçerli olabilir. Yoksa tam zamanlı bir işte çalışırken aynı zamanda dil yeterliliği anlamında kendinize gereken yatırımı yapmanızın neredeyse imkânsız olduğunu ifade etmeliyim.

Eğer gereken düzeyde yabancı dil yeterliliğini bu dönemden önce kazanamadıysanız, bu hususun önemini daha fakülte sıralarında anlamanız ve stratejinizi belirleyerek, durumu ciddiye alarak, kendinize yatırımı mümkün olan en erken zamanda yapmaya başlamanız gerekiyor. Eğer bu paylaşımın konusu alanlara yönelmeye mezuniyet sonrasında karar verirseniz, yine stratejinizi belirleyerek tamamen özel olarak dil yatırımına eğilmeniz, zaman ve yoğun emek harcamanız şart. Evet sözünü ettiğim yatırım süreci zorlu ve bir sürü fedakârlık gerektiriyor, ancak başarıya ulaşılması mümkün.


İŞ ve FİNANS DÜNYASINI ANLAMAK SİZİ FARKLI KILAR

Farklı bakış açılarını yansıtabilmek amacıyla bu başlık altında Amerika’dan bazı gözlemlerimi paylaşayım. Bildiğiniz üzere bazı LL.M. programları tamamen ticari ilişkiler/sözleşmeler alanında uzmanlaşmaya yönelik özel modüller şeklinde yapılandırılmış durumda. Hatta şu anda bazı okullar hukuk fakültesi (JD) düzeyinde de uzmanlaşmayı teşvik ediyor ve ikinci sınıftan itibaren belirlenen alanlarda (ki bunlardan biri de ticari ilişkiler/sözleşmeler alanı) paket program dersler alınabilmesi imkânı sunuyor. Yani zaten ders programını kendi oluşturma şansı olan hukukçu adaylarına daha odaklı/bilinçli seçimler yapabilmesi için yol gösteriliyor. Bazı hukuk fakülteleri ise ticari ilişkiler/sözleşmeler alanında uzmanlaşma planı olan hukukçu adaylarının işletme ve iktisat fakültelerinden de birtakım dersler alabilmesine imkân sağlıyor. Bazılarında ise JD-MBA programları (yani hukuk ve işletme derecelerinin birleşimi olan programlar) sunuluyor.

Tanıdığım en başarılı avukatların ticaret hayatını ve tacirleri en iyi analiz edebilenler olduğu gerçeği karşısında, yolun başındaki birine ekonominin temel prensipleri ile ticari hayatın akışına aşinalık sağlaması için fırsatlar vermenin amaca çok uygun olduğunu düşünüyorum. Planlamanızda bu notları da değerlendirmenizi öneririm.


MESLEKİ ÇABANIZI PARLATACAK OLAN
HUKUKİ YAZMA ve MÜZAKERE BECERİLERİNİZDİR

Uluslararası ticari ilişkiler/sözleşmeler alanında bir kariyer bakımından da hukuki yazma (bkz. 15 Mayıs 2021 tarihli paylaşım), müzakere etme (bkz. 20 Ağustos 2021 tarihli paylaşım) gibi teknik becerilerinizi –hem Türkçe hem de İngilizce olarak– geliştirmeniz şart. İlgili paylaşımları bu bağlamda tekrar değerlendirin.

Ancak hangi alanda olursa olsun, teknik becerinin somut alana uygulanması bakımından ne gibi incelikleri olduğunu gözetmeniz gerektiğini unutmayınız. Örneğin hukuki yazma ile sözleşme hazırlama arasındaki temel farklılıkları bir hukukçu gözüyle algılamak uygulamada işinizi son derece kolaylaştırır. (Bu farklara başka bir paylaşımda odaklanmak üzere not düşelim.)


MESLEKİ YARATICILIĞINIZI TEKNOLOJİYLE BESLEMENİZ GEREKİR

Her alanda hâkimiyetini arttıran dijitalleşme karşısında elli yıl öncenin stratejileri ve davranış kalıplarını takip ederek geleceğe hazırlıklı olmanın mümkün olmayacağı açık. O halde hem teknik donanımınızı hem ihtiyaçlara uygun iletişim becerilerinizi hem de mesleki yaratıcılığınızı çağa uygun şekilde geliştirmeniz de artık bir zorunluluk. Bu zorunluluk, her alanda ve sözleşmeler alanında da geçerli. Günümüzde veri ve analitik yaklaşımın yapay zekâ ile birleşmesi neticesinde sözleşmelerdeki açık noktaların tespit edilebilmesi ya da uyuşmazlıkların öngörülebilmesi mümkün hale geldi. Bu ve benzeri gelişmelerin ticari sözleşmeler alanında da önemli birer TAMAMLAYICI haline gelmekte olduğu yadsınamaz.

Ticari sözleşmeleri son derece kısa sürelerde analiz edebilen, yüzlerce sayfa içinde belirli yükümlülükleri, riskleri, tarihleri, miktarları tespit edebilen ya da bunları somut olaya ilişkin eldeki diğer verilerle karşılaştırabilen yapay zekâ destekli programları kullanmanın büyük bir kolaylık olduğu tartışmasız.

Bazı sözleşme programları ise belirli özellikleri girilen ilişkilere uygun sözleşmeleri hazırlıyor ya da sözleşme metni içinde kullanılan dili analiz ederek muğlaklıkları, tutarsızlıkları, terminolojik aksamaları tespit edebiliyor.

Yani akıllı teknoloji problemlerin araştırılması ve tespit edilmesinde hukukçulara yardım ediyor ki hukukçu zamanını ve enerjisini belirlenen bu sorunların çözümüne odaklayabilsin.

Sözün özü, teknolojiyi kullanmak tek başına sizi ileri taşıyamaz. Teknolojiden elbette yararlanacaksınız, ancak izlenecek stratejiyi yapılandıracak, gerekli muhakemeyi yapacak ve yaratıcı nihai çözümleri üretecek yine sizsiniz.

Akıllı teknolojiyi kullanarak akıllı sözleşmeler hazırlayabilmek ancak akıllı ve birikimli hukukçuların işi!


ULUSLARARASI TİCARİ UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNDEKİ TRENDLERİ TAKİP ETMENİZ
SON DERECE ÖNEMLİDİR

Uluslararası uyuşmazlıkların çözüm süreçlerine ilişkin ne tarz eğilimler olduğunu ve bunlara yön veren ihtiyaç ile gelişmeleri takip etmeniz de vizyonunuz bakımından son derece önemli. Olaya tek boyutlu olarak, örneğin sadece tahkim açısından bakarsanız, gidişatı görme şansını elde edemez, büyük resmi görebilmenize hizmet edecek soruları da soramazsınız.

Ne kast ettiğimi somutlaştırabilmek için birkaç örnek vereyim:

Son dönemde uluslararası ticari ilişkiler yapılandırılırken neden çok aşamalı uyuşmazlık çözüm düzenlemeleri tercih ediliyor ve bunlar nasıl şekillendiriliyor?

Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Singapur Konvansiyonu) nasıl bir etki yarattı? Türkiye tarafından da onaylanan konvansiyonun ticari uyuşmazlıklar ve uluslararası ticaret kapsamındaki yansımaları ülkesel ve global boyutta nasıl değerlendirilmeli?

İlk olarak özel ekonomik bölgelerde (special economic zones) ortaya çıkmış olan Uluslararası Ticaret Mahkemeleri (International Commercial Courts) nasıl yapılanmalar? Bunların hem Asya’da hem de Avrupa’da yayılmaya devam etmesi nasıl yorumlanmalı? Bunlar uluslararası ticari tahkime rakip mi yoksa onun tamamlayıcısı mı tartışmaları hangi eksende yürütülüyor?

Bu örneklerdeki gibi sorular sorabilmeniz için öncelikle gelişmelere ilişkin güncel yayınları ve tartışmaları takip etmeniz, okumalar yapmanız gerekli. Belirli bir takip ve birikim süreci sonrasında sadece size sunulanı ezberlemenin sizi ileri taşıyamayacağını; doğru soruları sorabilir, gelişmeleri sorgulayabilir hale gelmenin önem ve etkilerini kendiniz fark edeceksiniz.


KIDEMLİ MESLEKTAŞLARDAN ÖĞRENECEKLERİNİZ ÇOK DEĞERLİDİR

Nihayet mümkünse iyi dava avukatlarının yanında staj yapmaya çalışın. Her ne kadar ticari ilişkiler/sözleşmeler alanında uzmanlaşmanın dava avukatlığından bağımsız olduğu düşünülse de bu değerlendirmenin pratikte yeri olmadığını unutmayın. Bir ilişkiyi yapılandırırken muhtemel uyuşmazlıkları öngörebilmek çok önemli ve benzer uyuşmazlıklarla karşılaşmış, onları dava/tahkim süreçlerinde yönetmiş hukukçuların bakış açıları çok farklı olabiliyor. İyi bir rehber her zaman ufuk açıcıdır. Bakmak ile görmek arasındaki farkı (fazla zaman kaybetmeden) yakalamanızı sağlayabilir. Tabii siz görmeyi isterseniz!


BU MESLEKİ FORMASYONU HAP ŞEKLİNDE SUNAN
BİR DERS-KİTAP-PROGRAM-STAJ YOK MU?

Sadece seçimlik şu dersi almak, bu kitabı okumak, falanca sertifika programını tamamlamak ya da X bürosunda staj yapmak suretiyle burada söz konusu ettiğim mesleki formasyonun edinilebileceğinden söz etmek mümkün değil. Zira adı üzerinde bir ALTYAPIDAN ve BİLGİ BİRİKİMİNDEN bahsediyoruz. O halde bu altyapıyı ve birikimi hukuk fakültesinin ilk gününden itibaren başlayarak lisans eğitiminizle, takip eden lisansüstü ve meslek içi eğitimlerinizle ve kişisel çabanızla oluşturacaksınız. Yani gerçekten odaklanarak ve bütünleşerek alacağınız her bir ders, içselleştireceğiniz her bir kitap ve sair kaynak, katılacağınız her eğitim programı, kongre, sempozyum, kulüp faaliyeti ya da gönüllü çalışma grubu ve yapacağınız her tür staj, altyapınızın birer taşını, birikiminizin de harcını teşkil edecek.

Aldığınız seçimlik ders, katıldığınız seminer ya da eğitim programı ne kadar interaktif olur, sizi izleyicilikten çıkararak ne derece aktif bir oyuncu yaparsa, öğrenme ve gelişme düzeyinizin de doğru orantılı olarak artacağını unutmayın.

Diğer taraftan, uluslararası ticari sözleşmeler alanında deneyime dayalı alt yapının oluşturulmasına büyük katkı sağlayabilecek İngilizce derslerin sadece sınırlı sayıda hukuk fakültesinin ders programında yer almasını büyük bir eksiklik olarak nitelendiğimi de eklemeliyim. Böyle imkânlardan yoksun olmak kişisel çabanın en üst düzeyde sarf edilmesini zorunlu kılıyor.


EPİLOG

Bu paylaşım serisini, spesifik becerilerinizi geliştirmenin yani ileri öğrenmenin önemini, yollarını ve bu aşamaya geçebilmek için gereken hazırlık sürecini keşfetmeniz için kaleme aldım. Seçtiğim örnekler belirli alanlara odaklanmış olsa da yapacağınız çıkarımları daha geniş bir bakış açısıyla yapmanızı öneriyorum.

Uygulamada başarı genellikle, mesleki bilgi ve becerilerinizi kullanma yollarınız ile geliştirdiğiniz (mesleki ve kişisel) davranış kalıplarının birleşiminden kaynaklanıyor.

Sadece teknik altyapı ve/veya birikimin gerçek başarı için yeterli olmayacağının bilinciyle hareket eder, uygulamadaki ihtiyaçları görür, hedefinizi belirler ve tüm gelişmeleri değerlendirip planlı olarak çaba harcarsanız, her çabanızın hedefe odaklı mesleki ilerleme sürecinize katkı sağlaması mümkün.

SÜREKLİ DEĞİŞİP GELİŞECEK PLANINIZI YAPMAYA NE KADAR ERKEN BAŞLAYABİLİRSENİZ O KADAR LEHİNİZE!

Sizi mucizevi şekilde sözleşmeler dahil herhangi bir alanın uzmanı uluslararası hukukçu haline getirecek sihirli bir formül ise –en azından şimdilik– yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir