7 Ekim 2022 Cuma
Kimden: AYÇA AKKAYAN YILDIRIM
Tarih : 7 Ekim 2022
Kime : Genç Hukukçu
Konu : HUKUK FAKÜLTESİNE YENİ BAŞLAYANLARIN HUKUKİ YÖNTEME ve HUKUKİ YAZMAYA ORYANTASYONUNU KOLAYLAŞTIRACAK ÖNERİLER

 

Hukuk fakültesi çok zorlu!

Klişeleşmiş giriş cümlesini analiz ederek başlayalım. Hukuk fakültesi çok “zorlu” değildir; ancak, hukuk eğitimine başlayan herkes daha önce karşılaşmadığı üç “zorlu” iş ile karşılaşır:

 

HUKUK FAKÜLTESİNDE BEKLENEN ÜÇ “ZORLU” İŞ

  • Yasal düzenlemelerin ifadesini ve amacını (lafzını ve ruhunu), hukuki metinleri, mahkeme kararlarını ve sair hukuki değerlendirmeleri okuma ve anlama.
  • Somut olayları, ilgili yasal düzenlemeler ve gerektiğinde uygulama ile beraberce değerlendirerek hukuki değerlendirme yapma.
  • Hukuki değerlendirmelerini sözlü ve yazılı ifade etme.

 

“ZORLU” İŞLERİN ÖZNESİ: ÇİÇEĞİ BURNUNDA HUKUK ÖĞRENCİLERİ

Saydığım “zorlu” işlerin öznesi çiçeği burnunda hukuk öğrencileridir. Ancak, ülkemizde çoğu hukuk öğrencisi, fakülteden neler beklemesi gerektiğini bilmediği gibi fakültenin ondan neler beklediğini de bilmeden bu yolculuğa çıkar. Dahası, büyük kısmının sorma, sorgulama, düşünce ve değerlendirmelerini sözlü ve yazılı olarak ifade etme donanımları da yetersizdir. Fakülte öncesi eğitim hayatına ilişkin bu gibi altyapı eksikliklerine fakülte ortamındaki alt yapı, kaynak ve yönlendirme eksiklikleri de eklenir. Nasıl mı?

 

FAKÜLTELERDEKİ GENEL İŞLEYİŞ

Ülkemizdeki hukuk fakültelerindeki derslerin çoğu teorik temel oluşturulmasına yöneliktir.  Klasik ders anlatma usulüyle işlenir. Haftalara göre ders planlamasını, sorumlulukların çerçevesini, eğitim-öğretim hedeflerini, çeşitlilik arz eden kaynak listelerini içeren ders izlenceleri genellikle öğrenci ile paylaşılmaz. Derse hazırlanılarak gelinmesi hatta gelinmesi bile prensip itibariyle bir zorunluluk değildir.

Teorik dersler paralelinde yürütülen pratik çalışmalar ile öğrenciye hukuki değerlendirme yapma ve değerlendirmelerini sözlü olarak ifade etme becerilerinin kazandırılması hedeflenir. Ancak, özellikle kalabalık sınıflar söz konusu olduğunda sınırlı sayıdaki katılımcı dışında bu fırsatı iyi değerlendirebilen ne yazık ki son derece azdır. İş hukuki yazmaya gelince tablo daha da karamsarlaşır. Zira ülkemizdeki hukuk fakültelerinde ne hukuki araştırma ne de hukuki yazma birer teknik olarak lisans seviyesinde ele alınmaz. Öğrencilerin yazma becerilerinin geliştirilmesine araştırma ödevi verilmesi suretiyle katkı sağlanması da hiç yaygın değildir. Zira öğretim üyesi öğrenci oranı böyle bir çabayı genelde fiilen imkânsız kılar. Öğrencilerin hukuki değerlendirmelerini yazılı olarak paylaştıkları tek yer klasik usulde yapılan vize ve final sınavlarıdır. Kaldı ki öğrencinin böyle bir sınavdan başarılı not almış olması hukuki yazma becerilerinin gelişmiş olduğu anlamına da gelmemektedir. Diğer taraftan, son yıllarda son derece az sayıdaki hukuk fakültesinin ders programlarına dahil edildiği görülen Legal Writing dersleri ise sadece yabancı dil yeterliliğine sahip belirli öğrencilerin faydalanabildiği İngilizce derslerdir. Hukuki araştırma ve yazmaya ilişkin lisansüstü seviyede verilen destekler bile genellikle göstermeliktir. Herkes bakımından zorunlu ders formatında olup, genellikle bir ödev verilerek geçiştirilir.

 

BU ŞARTLAR ALTINDA “ZORLU” İŞLER DAHA DA ZORLAŞIR

İşte bu şartlar altında hukuk eğitiminin özünü ve öğrenciye kazandırmayı hedeflediği yöntemi kavramakta gecikenler bakımından yukarıda saydığım “zorlu” olan işler her geçen gün daha da zorlaşır. Problemlerinin kaynağını analiz etmek yerine düşe kalka ilerlemeye çalışmak sıklıkla yapılan hatalardandır. Neticede bu kategorideki büyük çoğunluk bir “diploma” alır ve ancak fakülte sıralarında girdikleri çıkmazda kalır.

 

ÇÖZÜM: KENDİNDEN BEKLENENLERİ ve
HUKUKÇULUĞUN GEREKLERİNİ İYİ ANALİZ EDEREK
BİR YOL HARİTASI OLUŞTURMAK

Böyle bir çıkmaza düşmek istemeyen bilinçli genç hukukçuların, hukuk eğitiminin özünü teşkil eden “zorlu” işleri, kişisel donanımlarındaki eksiklikleri, kendilerine sunulan ve sunul(a)mayan kaynakları irdeleyerek işe başlamaları uygun olur. Yukarıdaki özetin bu anlamda yardımcı olmasını umuyorum.

Durum analizini takiben daha fakültenin ilk günlerinde hukuki yöntem, araştırma, sözlü ve yazılı ifade becerilerini geliştirmeye yönelik bir yol haritası oluşturulmalıdır. Zira, somut bir olaya ilişkin olguların ve hukuki düzenlemelerin isabetle değerlendirilebilmesi ancak açık ve özlü şekilde yani ustaca anlatılabildiğinde gerçek anlamda etkili olabilmektedir.

 

AŞAĞIDAKİ GENEL BAKIŞ
YAPMANIZ GEREKENLERİ ADIM ADIM SIRALAMAKTADIR

  1. HUKUKİ YÖNTEM ve DEĞERLENDİRMEYLE TANIŞMAK: İlk ve en önemli olarak yapmanız gereken hukuki yönteme (23 Nisan 2020 tarihli paylaşım) (30 Ağustos 2020 tarihli paylaşım) (1 Mayıs 2021 tarihli paylaşım) ilişkin anlayışınızı ve hukuki değerlendirme becerilerinizi geliştirmeye başlamaktır. Zira, bunlar sağlam olmadıkça nakledebileceğiniz bir şey de yok demektir! Fakültenin ilk yılının büyük kısmında bu adıma odaklanmanızı öneriyorum.
  2. HUKUKİ ARAŞTIRMAYA GİRİŞ YAPMAK: Hukuki yönteme aşina olmaya başladıktan ve derslerinizde biraz ilerledikten sonra hukuki araştırma yöntemleriyle (26 Temmuz 2022 tarihli paylaşım) tanışmaya başlamanız ve hem kütüphanede çalışarak hem de online olarak hukuki araştırma adımlarını atmanız gerekir.
  3. HUKUKİ YAZMANIN TEMEL FELSEFESİNİ KAVRAMAK: Hukuki yazmanın tarzı, her hukuki metinde metnin amacına ve hitap edilen kişi/lerin ihtiyacına ve beklentilerine göre uyarlanmayı gerektirir. Zira hukuki yazma esas itibariyle hitap edilen kişi/lere odaklı bir yazma faaliyetidir. Hukuki metinler prensip itibariyle ya (a) mümkün olduğunca dengeli bir hukuki değerlendirmeyi nakletmek için ya da (b) hitap edilen kişi/leri ikna etmek için yazılır. Pratik çalışmalara hazırlanırken çıkardığınız notlar, vize ve final sınavlarında olay sorularına verdiğiniz cevaplar, ofis içi bilgi notları (30 Kasım 2021 tarihli paylaşım) ve müvekkillere hukuki tavsiye amaçlı yazılan e-postalar (17 Temmuz 2020 tarihli paylaşım) (a) kategorisine; mahkemelere sunulan dilekçeler ile uyuşmazlıkların karşı taraflarına veya onların vekillerine gönderilen ihtarlar (b) kategorisine dahil örneklerdir. Hukuki metnin amacını bilinçli şekilde belirlemek ve buna uygun ilerlemek yazma sürecinin temel taşlarındandır. Yazma amacı netleştirildikten sonra da kaleme alınan metnin içeriğini organize etmek (1 Mayıs 2021 tarihli paylaşım) ve yazma üslubunu belirlenen amaca uygun hale getirmek gerekir. Adım adım gelişeceğiniz gerçeğine uygun olarak bu büyük resmi daha başta algılamanız ve fakat ilk yılınızda daha ziyade pratik çalışma ve sınav hazırlıklarına odaklı bir çalışma planı yapmanız isabetli olacaktır.
  4. HUKUKİ YAZMA ÇALIŞMALARINA BAŞLAMAK: Bu projede hukuki yazmanın önemi ve geliştirilmesine vurgu yapan birçok paylaşım bulunmaktadır. (Bu paylaşımlara ulaşmak için Kategoriler/Hukuki Yazma Becerileri linkini tıklayınız.)
    • Bunların bazılarında genel nitelikli önerilere yer verilmiş, zaman ile emek harcanarak hukuki söylemde akıcılık kazanılabileceğinin ve hukuki yazma faaliyetinin de giderek daha zevkli hale gelebileceğinin altı çizilmiştir.
    • Bazılarında ise belirli bir hukuki metnin hazırlanması özelinde önerilere yer verilerek, hukuki metin türlerine aşinalığın artmasıyla birlikte yazmanın giderek kolaylaşabileceği ve hataların azaltılabileceği vurgulanmıştır.

    Henüz yolun başında olanlar için biraz üst perdeden kabul edilebilecek bu paylaşımları yine de şimdiden okumanızı ve üzerinde düşünmeye başlamanızı öneririm. Ancak bunları fakültenin ilk yılını tamamladıktan sonra tekrar tekrar okuduğunuzda sizin için farklı şeyler ifade etmeye başladıklarını göreceksiniz. Birinci sınıfta öğrendikleriniz ile bağlantılarını kurmaya başlayacaksınız. Kafanızdaki soruların bazıları kendiliğinden cevap bulacak. Elbette yeni sorularınız da oluşacak. İşte o aşamaya geldiğinizde farklı hukuki türlerde yazma alıştırmaları yapmaya başlayabilirsiniz.

  5. REDAKSİYON YAPMA ALIŞKANLIĞI KAZANMAK: Genç hukukçular dahil tüm hukukçuların yazdığı metinlerdeki her bir kelimenin gerçekten gerekli olup olmadığını düşünmesi, eleme yapması, iç bağlantıları kurmaya özen göstermesi ve gerekiyorsa ayırmaya giderek vermek istediği anlamı netleştirmesi esastır. Redaksiyon (15 Mayıs 2021 tarihli paylaşım) sürecindeki tüm bu aşamalar (varsa) metnin akışındaki pürüzleri, mantıksal ve teknik aksaklıkları daha rahat şekilde tespit edebilmeyi sağlar. Fakülteye başladığınız andan itibaren kişisel mesajlarınız ile e-postalarınız da dahil olmak üzere her yazdığınızı iletmeden önce en az iki kere okumayı alışkanlık haline getirmenizi öneriyorum. Bu adımı mesleki anlamda uygulamanız ise yazma alıştırmalarına geçtikten sonra olacak. Diğer taraftan, sınavlarda zaman baskısı olduğunu ve yapacağınız karalamaların da olumsuz etki yaratabileceğini değerlendirerek, daha yazmaya başlamadan soru ya da cevap kağıdınızın kenarına mini bir yazma planı yaparak amaca tek seferde ulaşmayı hedeflemenizi tavsiye ederim.

 

Hukuk fakültesi çok “zorlu” değil! Hukuk eğitiminin getireceklerini hazırlıklı şekilde göğüslemek de bağımsız öğrenme tarzını içselleştirmek suretiyle (6 Temmuz 2021 tarihli paylaşım) mümkün ve sizin elinizde. Önerileri hemen uygulamaya başlayın. İçinde bulunduğunuz andan daha iyi bir başlangıç anı olamaz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir